ELSE KNOWS in Turkish translation

[els nəʊz]
[els nəʊz]
bilen başka
else knows
biliyorum başka
haberi var
news
there's word
word has
there anything
we got word
i have that update
başka kimin bildiğini bilmeliyim

Examples of using Else knows in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Who else knows you have these photos?
Elinizdeki bu fotoğraflardan başkasının haberi var mı?
Who else knows what Valerie Rausch and Ben Garvey confessed to you?
Başka kim Valerie Rausch ve… Ben Garveynin sana günah çıkardığını biliyor?
No one else knows our names. No one else..
Başkasıyla olmaz. Başka kimse bizim ismimizi bilmeyecek.
Nobody else knows about this thing?
Bilmiyor, değil mi? Bu şeyi başka kimse?
What you're feeling, no one else knows. You're right.
Hissettiklerini anlayan başka biri yok. Haklısın.
You're right. What you're feeling, no one else knows.
Hissettiklerini anlayan başka biri yok. Haklısın.
That means no one else knows there's something up there.
Yani yukarıda birşeyler olduğunu bizden başka bilen yok.
Yes, but n-no one else knows that.
Evet, ama bunu başka kime bilmiyor.
Nobody else knows about your crimes.
Suçlunun sen olduğunu benden başka bilen yok.
One, the information we know that we need to make sure no one else knows.
Bir: Bizim bildiğimiz bir bilgiyi başkasının bilmediğine emin olmak.
No one else knows we're here. All alone.
Tek başımayım. Burada olduğumu kimse bilmiyor.
No one else knows there's something up there.
Yani yukarıda birşeyler olduğunu bizden başka bilen yok.
But no-one else knows you're here.
Ama burada olduğunu başka bilen yok.
Besides you, Xuan Ta and Xing Jiu, who else knows about the betrayer?
Sizin, Xuan Tanın ve Xing Jiunun dışında kimin hainden haberi var?
Who else knows? When he turned, why, and most importantly.
Bunun nasıl olduğunu, ne zaman dönüştüğünü ve en önemlisi, başka kimin… bildiğini bilmeliyim.
most importantly, who else knows?
en önemlisi, başka kimin… bildiğini bilmeliyim.
Look, neither you, nor anybody else knows what this scene means taken out of context from a film that no one's ever seen.
Bak, hiç kimsenin görmediği bir filmden bir sahnenin çıkarıImış olmasının, bir anlam kaybına yol açıp açmayacağını ne sen, ne de bir başkası bilemez.
come up and take the microphone, because nobody else knows the answer.
ve böyle sürüp gidiyor: Üç şey-- eğer yanıtlarını biliyorsanız, gelin ve mikrofonu alın. Çünkü başka hiç kimse bilmiyor.
Everybody else knows.
Başka herkes biliyor.
Nobody else knows.
Başka hiçkimse bilmiyor.
Results: 15417, Time: 0.0596

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish