FIRST BOY in Turkish translation

[f3ːst boi]
[f3ːst boi]
ilk çocuk
first kid
first child
the first boy
the first juvenile
ilk oğlan
first boy
ilk erkekle
first man
the first guy
first male
first boy
first boyfriend
the original male
i̇lk oğlumuzu
first son
ilk çocuğun
first kid
first child
the first boy
the first juvenile
ilk erkek
first man
the first guy
first male
first boy
first boyfriend
the original male
i̇lk çocuk
first kid
first child
the first boy
the first juvenile
ilk erkeği
first man
the first guy
first male
first boy
first boyfriend
the original male
i̇lk oğlan
first boy

Examples of using First boy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I was unkind to the first boy who loved me.
Beni seven ilk çocuğa iyi davranmadım.
Her first boy/girl scene was with Manuel Ferrara.
İlk erkek/ kız sahnesinde Manuel Ferrara vardı.
Even after we lost our first boy.
Hatta ilk oğlumuzu kaybettikten sonra da.
He was the first boy here to wear sunglasses.
Mahallemizde güneş gözlüğü takan ilk oğlandı… ve daha geldiği hafta âşık olmuştu.
He was the first boy in our neighborhood to wear sunglasses.
Mahallemizde güneş gözlüğü takan ilk oğlandı… ve daha geldiği hafta âşık olmuştu.
First boy I ever fancied wascalled Rory.
Sevdiğim ilk oğlanın adı Roryydi.
I didn't marry the first boy I.
Ben karşıma çıkan ilk çocukla evlenmedim.
He was the first boy I ever loved.
Âşık olduğum ilk çocuktu.
You aren't the first boy or girl that I have sent into that.
O yapışkan ve tatlı eve yolladığım ilk çocuklar siz değilsiniz.
First boy of mine to go to college is gonna look respectable.
Üniversiteye giden ilk evladım saygın görünmeli.
The first boy to ever kiss Mary was Tom.
Şu ana kadar Maryyi öpen ilk delikanlı Tomdu.
I may be jumping the gun, but first boy born on Galactica.
Aceleci davranıyor olabilirim ama… 18 AY ÖNCE… Galacticada doğacak ilk erkek çocuk.
You were the first boy who made me feel loved
Sevildiğimi bana hissettiren ilk çocuk sen oldun.
You know the South, Mr. Anderson. You graduate and marry the first boy that makes you laugh.
Liseden sonra seni güldüren ilk erkekle evlenirsin.- Güneyi bilirsiniz.
Mr. Walton, we understand the day the first boy vanished, you were checking a downed power line on Martindale Road.
Bay Walton, ilk çocuğun kaybolduğu gün Martindale Yolundaki arızalı elektrik hattını kontrol ettiğinizi biliyoruz.
The first boy was killed because his father didn't confess his sin,
İlk çocuk öldürülmüştü çünkü babası günahını itiraf etmedi,
The day the first boy vanished… you were checking a downed power line on Martindale Road?- You too.
Ilk çocuğun kaybolduğu gün… Martindale Yolundaki arızalı elektrik hattını… kontrol ettiğinizi biliyoruz. Sana da.
Whatever happened to the father who swore he would be waiting with a shotgun when the first boy showed up for his precious Hannah?
Biricik Hannahsı için ortaya çıkan ilk erkeği silahla bekleyeceğine yemin eden babaya ne oldu?
There's a reason the first boy was killed and Josh wasn't… some connection we haven't seen yet.
İlk çocuğun öldürülmesinde ve Joshun öldürülmemesinde bir sebep var… henüz göremediğimiz bir bağlantı.
Some connection we haven't seen yet. there's a reason the first boy was killed and josh wasn't.
İlk çocuğun öldürülmesinde ve Joshun öldürülmemesinde bir sebep var… henüz göremediğimiz bir bağlantı.
Results: 62, Time: 0.0568

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish