FOR SOME TIME in Turkish translation

[fɔːr sʌm taim]
[fɔːr sʌm taim]
bir süre
for a while
for a little while
time
for some time
long
period
soon
shortly
bir süredir
for a while
for a little while
time
for some time
long
period
soon
shortly
bir süreliğine tıbbi yardım alması gerekecek bazı
zaman bir süredir
için biraz vakit
bir süreliğine
for a while
for a little while
time
for some time
long
period
soon
shortly
bir süreden
for a while
for a little while
time
for some time
long
period
soon
shortly
dağıtıyordu savaşmak zorunda kaldım bu güçle bir süre

Examples of using For some time in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
For some time, Freyja and I had been planning to leave the island.
Bir süre için Freyja ve ben adadan ayrılmayı planlıyorduk.
To leave the island.- You see, for some time now… Freyja and I have been planning.
Bir süre için Freyja ve ben adadan ayrılmayı planlıyorduk.
We have been for some time.
Epeydir arıyoruz.- Yıllar oldu.
Most likely, he's exhibited symptoms for some time.
Büyük bir olasılıkla, O bir süre bazı şeyler teşhir etmiştir.
He went on like that for some time.
Bir süre boyunca böyle konuşmaya devam etti.
He went on like that for some time. Uh, Reverend.
Bir süre boyunca böyle konuşmaya devam etti. Yani Peder.
Reverend… He went on like that for some time.
Bir süre boyunca böyle konuşmaya devam etti. Yani Peder.
She's been in combat for some time, and we will render full assistance.
Bir süredir sürekli çatışmalara giriyor ve biz de onlara yardım edeceğiz.
You have been interviewing for some time now.
Seni uzun süredir mülakata alıyoruz.
For some time. And Lady Elizabeth doesn't have to meet her parents on the continent.
Leydi Elizabeth, Avrupadaki anne-babasına bir süre için… uğramak zorunda değil.
To meet her parents on the continent And Lady Elizabeth doesn't have for some time.
Leydi Elizabeth, Avrupadaki anne-babasına bir süre için… uğramak zorunda değil.
Had you been planning this for some time,?
Bunu uzun süredir mi planlıyordunuz?
And… you have been dying to make out with me for some time now.
Benimle beraber olmak için deliriyorsun. Ve uzun bir süreden beri.
But you must either stop the construction work for some time or the free meals.
Fakat bazı zamanlar için inşaat işini durdurmalısın… ya da bedava yemek olayını.
Stall or play dumb… we have been ready to proceed for some time.
Zaman kazanın veya aptalı oynayın… Bir süredir devam etmek için hazır bekliyoruz.
You have been needing some help for some time now.
Şimdi bir süreliğine biraz yardıma ihtiyacın var. Öyle sanırım.
He's been ill for some time.
Uzun süredir hasta.
In the 1990s the club was disbanded for some time due to the war in Chechnya.
Kulüp 1990lı yıllarda Çeçenistanda çıkan ayrılıkçı ayaklanmalardan dolayı birkaç kez dağıtıldı.
After what happened yesterday I might well not have been anxious to see you for some time.
Dün akşamki olaydan sonra seninle uzun süre görüşmek istemeyebilirdim.
He left after 16 days, but remained in the provinces for some time.
Claudius 16 gün sonra bölgeden ayrıldı bir süre vaktini eyaletlerde geçirdi.
Results: 590, Time: 0.0573

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish