GLORIFIED in Turkish translation

['glɔːrifaid]
['glɔːrifaid]
yüceltiyor
kaliteli
quality
class
QA
best
fine
abartılmış
overrated
exaggerated
glorified
over-rated
münezzehtir
with him
exalted
yücesin
great
supreme
almighty
high
dear
good
holy
lord
sublime
noble
tenzih ederiz
glorifies
exalt
praises
declares the glory
proclaims the purity
extols the glory
yüceltilmesini
yücelmiş
yüceltilen

Examples of using Glorified in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I told you, Landry, we have become glorified veterinarians.
Sana söylemiştim, Landry,… olduk. yücelmiş veterinerler.
We're gonna be glorified cattle. Cool.
Kaliteli sığırlardan olacağız. Harika.
Started in Traffic control. Glorified crossing guard.
Trafik kontrolü başladı. Yüceltilen korumayı geçiyor.
We're gonna be glorified cattle. Oh, cool.
Kaliteli sığırlardan olacağız. Harika.
To this day, some feminists have even condemned marriage as a glorified form of slavery.
Bugünlerde bile, bazı feministler köleliğin kaliteli hali evlenmekle yükümlü.
Take that back, you glorified night watchman.
Geri çekil, Seni kaliteli gece bekçesi.
In this is my Father glorified, that you bear much fruit; and so you will be my disciples.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.
Glorified dice throwing.
Yüce zar atma.
You're nothing but a glorified smuggler.
Sen yüceltilmiş kaçakçıdan başka bir şey değilsin.
Herein is my Father glorified, that ye bear much fruit; so shall ye be my disciples.
Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.
About baby-sitting your ex-girlfriend. There is nothing"glorified.
Yapmakta hiçbir kalite yok. Eski sevgiline bebek bakıcılığı.
Nobody's interested in watching an American being sawn in half by a glorified Beetle.
Kimse Amerikalıyı izlemekle ilgilenmiyor Yücedir Beetle tarafından yarı yarıya kesilir.
There is nothing"glorified" about baby-sitting your ex-girlfriend.
Eski sevgiline bebek bakıcılığı yapmakta hiçbir kalite yok.
It's basically a glorified way for Dad to boss us around.
Aslında babamın bizlerin patronu olmasının yüceltilme şekli.
Now is the Son of Man glorified.
İnsanoğlu, şimdi yüceltildi.
Be He Glorified!
O çok yücedir.
This artist takes his… his inspiration from the Greeks who glorified the naked body.
Bu sanatçı ilhamını, çıplak bedeni yücelten Yunanlardan alıyor.
Together with the Father and the Son, He is adored and glorified.
Babamıza ve onun oğluna… tapar ve yüceltiriz.
You call the shots, not some glorified, demonic romance novel.
Burada patron sensin abartılmış şeytanî bir aşk romanı değil.
Weren't you the one with all these glorified visions of true love?
Gerçek aşkın abartılı hayaliyle olan sen değil miydin?
Results: 92, Time: 0.0957

Top dictionary queries

English - Turkish