HAD SOMETHING in Turkish translation

[hæd 'sʌmθiŋ]
[hæd 'sʌmθiŋ]
ilgili bir şey
something about
anything about
nothing about
thing about
had something
there's something
bir şey var mıymış
there anything
do you have anything
you got anything
something
anything else
anything in
bir şey olduğunu
something
be something
to become a thing is
bir kozu vardı
ilgili olduğunu
be about
related
bir şeyim vardı
bir şeyleri vardı
ilgili bir şeyler
something about
anything about
nothing about
thing about
had something
there's something

Examples of using Had something in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You don't think that Daniel Robinson had something to do with this?
Bunun Daniel Robinson ile ilgili olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Tom had something to celebrate.
Tomun kutlayacak bir şeyi vardı.
The Furer had something specific in mind?
Führerin aklında özel bir şey var mıymış?
Good, if he dumps you… Had something in his mouth.
Güzel, eğer seni boş verirse… Ağzında bir şey vardı.
And, well… Jimmy had something over me.
Ayrıca Jimmynin bana karşı bir kozu vardı.
I didn't understand at first, but she had something.
Ama onda bir şeyler vardı. Başta anlayamamıştım.
Always had something sweet to say and always made everybody smile.
Her zaman söyleyecek güzel bir şeyi vardı ve her zaman insanların yüzünü güldürürdü.
You think my wife's abduction had something to do with her art?
Karımın kaçırılmasının, sanatıyla mı ilgili olduğunu düşünüyorsunuz?
It had something sticky on it, so I bagged it for trace.
Ben de onu laboratuar için torbaladım. Üzerinde yapışkan bir şey vardı.
Always had something to do.
Hep yapacak bir şeyim vardı.
Bob had something that made him different.
Bobda onu farklı kılan bir şeyler vardı… insanları peşine takan.
I don't know Maybe the old bible banger had something that was curing the crazy.
Bilemiyorum belki de o yaşlı İncil yobazının delileri iyileştiren bir şeyi vardı.
I had something that I was gonna give you, but I realized it was stupid.
Sana verecek bir şeyim vardı ama sonradan aptalca olduğunu fark ettim.
Anyway, Adam had something special.
Özel bir şeyler vardı. Her neyse, Adamda.
The dead did not dance. They had something better to do than that.
Ölüler dans etmedi. Onların ondan daha iyi yapacak bir şeyleri vardı.
Haldane himself had something to say about animals whose world is dominated by smell.
Haldanein dünyasında kokunun hüküm sürdüğü canlılara dair söyleyeceği bir şeyi vardı.
Had something to do with her taxes.
Vergilerle ilgili bir şeyler yapmış.
I had something for you.
Senin için bir şeyim vardı.
We all had something that haunted us.
Hepimize musallat olan bir şeyler vardı.
They lived a block away… had something like that in common with us.
Bir blok ötede oturuyorlardı… Bizimkine benzer böyle bir şeyleri vardı.
Results: 286, Time: 0.0613

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish