HAS GAINED in Turkish translation

[hæz geind]
[hæz geind]
kazandı
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazanmıştır
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
kazandığı
win
to earn
to make
gain
to buy
to achieve
to be a winner
almış
take
to get
to buy
to have
to receive
to pick up
to purchase
to grab
to obtain

Examples of using Has gained in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
So now Madame Redfern, she has much to do, and has gained herself additional time with which to do it.
Ve bunları yapacak ekstra süreyi de kazanmıştır. Artık Madam Redfernün çok işi vardır.
But each has gained new knowledge, and discovered cures that will improve the health of humankind.
Ancak her biri yeni bilgiler edindi ve insan sağlığını iyileştirecek tedaviler keşfetti.
Lyricist Saran, 41, from Sarajevo, is currently the front man of the BiH rock band"Letu stuke", which has gained cross-regional popularity in the past ten years.
Yaşındaki Saraybosnalı söz yazarı Saran, şu anda son on yıldır bölge çapında popülerlik kazanan'' Letu stuke'' adlı rock grubunun şarkıcılığını yapıyor.
But perhaps, in that short time before they purge his memory the sense of individuality which he has gained with us, might be transmitted through the entire Borg collective.
Ama belki, hafızasını silmeden önceki o kısa sürede… bizden kazanmış olduğu o kişilik hissi… tüm Borg ortaklığına iletilebilir.
opera, film and television has gained him international recognition.
televizyonda kariyer yapmış uluslararası tanınınırlığı olan bir yönetmöendi.
To hear that one of our own masseurs has gained the top rank. It will make everyone in Azabu proud.
Bu Azabu daki herkesi gururlandırır… kendi masörlerimizden birisi en üst seviyede masör unvanını elde edecek.
Aristophanes, in his play Lysistrata, creates the scenario of an Athenian woman's anti-war sex strike during the Peloponnesian War of 431-404 BC, and the play has gained an international reputation for its anti-war message.
Aristofanes tarafından MÖ 431-404 yıllarındaki Peloponez Savaşı sırasında Atinalı kadınların savaşa karşı seks grevi yaptıkları şeklinde bir senaryo yaratılan Lisistrata adlı tiyatro oyunu savaş karşıtı bir mesajı olmasından dolayı uluslararası ün kazanmıştır.
Heritage Foundation in Washington, DC, Kazakhstan has gained 22 points over the past 17 years, which is noted by the authors as among the 20 best improvements recorded by any country.
tarafından not edildi ve son 17 yıldır 22nin üzerinde puan kazanmıştır.
BRUSSELS, Belgium-- The EU said on Tuesday(July 27th) that the reform process in Macedonia has gained new momentum, but urged the country to address some shortcomings in order to accelerate the integration process.
BRÜKSEL, Belçika-- ABden 27 Temmuz Salı günü yapılan açıklamada, Makedonyadaki reform sürecinin yeni momentum kazandığı belirtilmekle birlikte ülkeye üyelik sürecini hızlandırmak için bazı eksiklikleri gidermesi yönünde çağrıda bulunuldu.
phylogeny extends back to the nineteenth century, the contemporary field of evo-devo has gained impetus from the discovery of genes regulating embryonic development in model organisms.
yüzyıla kadar uzanmasına rağmen, evrimsel gelişim biyolojisinin çağdaş alanı, model organizmalarda embriyonik gelişimi düzenleyen genlerin keşfi ile ivme kazanmıştır.
Former Yugoslav Defence Minister Veljko Kadijevic has gained Russian citizenship and is unlikely to face extradition to Croatia, where three separate indictments for his alleged involvement in war crimes during the early phase of the 1991-1995 conflict await him.
Eski Yugoslavya Savunma Bakanı Veljko Kadıyeviç Rus vatandaşlığı elde etti ve hakkında 1991-1995 ihtilafının erken safhalarında işlenmiş savaş suçlarında yer aldığı yönündeki iddialardan kaynaklanan üç ayrı suçlamanın bulunduğu Hırvatistana büyük olasılıkla iade edilmeyecek.
has lost one or">more electrons, giving it a net positive charge(cation), or that has gained one or more electrons, giving it a net negative charge anion.
almış, veya bir ya da birkaç elektron kazanıp, tek bir negatif yük( anyon) almış bir atomdur atom grubudur.
KSF has been trained since it was founded by NATO as one of the most democratic controlled armies in the world, and has gained enough experience and expertise in different areas, which makes it a reliable partner for the international community," Bejtullahu told SETimes.
SETimesa konuşan araştırma görevlisi,'' KSF, kurulduğu günden bu yana NATO tarafından dünyanın en demokratik kontrollü ordularından birisi olarak eğitildi ve farklı alanlarda deneyim ve uzmanlık kazandı; bu da onu uluslararası toplum için güvenilir bir ortak yapıyor.'' dedi.
Life… has gained speed.
Yaşam… Hız kazandı.
Tom has gained thirteen pounds.
Tom on üç paunt kazandı.
Sforza has gained another vote.
Sforza bir oy daha kazandı.
Tom has gained a few pounds.
Tom birkaç pound kazandı.
But Hell has gained something too.
Ama cehennemin de kazanımları oldu.
He has gained a few pounds.
O birkaç pound kazandı.
She has gained a few pounds.
O birkaç pound kazandı.
Results: 3050, Time: 0.0402

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish