HERRING in Turkish translation

['heriŋ]
['heriŋ]
ringa
herring
kippers
herring
sazan
carp
fish
herring
ringalar
herring
kippers
ringaları
herring
kippers
ringa balığını
ringayı
herring
kippers
ringa balıkları
ringa balıklı

Examples of using Herring in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I hear your herring is good.
Sizin ringa balığını da iyi yaptıgınızı duydum.
But murres are so fast they can even out-swim the herring.
Ancak mürre kuşları yüzmede ringaları bile geçecek kadar hızlı.
You take the herring out of the fridge. Okay, I got it.
Ringayı buzdolabından çıkar.- Söyle yazıyorum.
I forgot to tell you. His name is"Pickled Herring.
Adı'' Pickled Herring''. Neredeyse unutuyordum.
It's one of my favorite recipes: Herring and pumpkin pie.
Ringa balığı ve balkabağı pastası Bu benim en meşhur tariflerimden biri.
Even they herring, they dip in jam.
Onlar ringa balığını bile reçel yaparlar.
The herring have spawned on an astonishing scale.
Ringa balıkları inanılmaz sayıda yumurtladı.
I got it. You take the herring out of the fridge.
Ringayı buzdolabından çıkar.- Söyle yazıyorum.
Yeah, Jenson Herring is the best♪.
Evet, Jenson Ringaları en iyisidir.
Miss Herring, what was the last conversation… you had with the deceased?
Bayan Herring, merhumla yaptığınız… son konuşma neydi?
I'm guessing you could get quite a lot of pickled herring for that back then.
Bunun karşılığında baya fazla salamura ringa balığı alınır.
Excellent. I hear your herring is good.
Mükemmel Sizin ringa balığını da iyi yaptıgınızı duydum.
It's my specialty, herring and pumpkin potpie.
En sevdiğim tarif; ringa balıklı ve balkabaklı kek.
The herring, however, have not come here for food.
Ancak ringalar buraya yiyecek için gelmemişlerdi.
Sidney, give me that herring or I'll.
Sidney, o ringayı bana ver.
You have discovered the herring. Ahh, so, Mr. Curious.
Meraklı Bey, ringaları keşfetmiş bulunuyorsunuz.
Herring, why do you waste my time like this?
Böyle şeylerle harcıyorsun? Herring, neden zamanımı?
Huh? Aren't you gonna say, But a herring isn't blue"?
Demeyecek misin? Ama ringa balığı mavi değildir?
Try the herring.
Ringa balığını dene.
It's one of my favorite recipes: Herring and pumpkin pie.
En sevdiğim tarif; ringa balıklı ve balkabaklı kek.
Results: 368, Time: 0.0742

Top dictionary queries

English - Turkish