IRREGULARITY in Turkish translation

[iˌregjʊ'læriti]
[iˌregjʊ'læriti]
düzensizlik
order
the system
pattern
layout
formation
arrangement
scheme
setup
restoring
usulsüzlük
school
procedural
usui
procedure
way
style
a good
düzensizlikler
order
the system
pattern
layout
formation
arrangement
scheme
setup
restoring

Examples of using Irregularity in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thank you. There was an irregularity we thought you should see.
Teşekkür ederim. Ama görmeniz gerektiğini düşündüğümüz bir terslik var.
I have found an irregularity in the list of occupants of this house.
Bu evde kalanların listesinde bir hata buldum.
Thus for some applications, shape irregularity can be neglected without significant impact on accuracy.
Böylece, bazı uygulamalar için, şekil düzensizlik doğruluğu üzerinde önemli etkisi olmadan ihmal edilebilir.
Because of the poverty, irregularity, and impossibility, the representations of that year could only start in the spring of the season.
Parasızlık, düzensizlik ve imkansızlık içinde Dârülbedayi o yılın temsillerine ancak ilkbaharda başlayabildi.
During the election campaign, current data showed a decline in irregularity complaints compared to the previous parliamentary elections held in 2007.
Seçim kampanyası boyunca, eldeki veriler usulsüzlük şikayetlerinde 2007de yapılan bir önceki parlamento seçimlerine kıyasla bir düşüş olduğunu gösterdi.
The irregularity and improbability of this sequence of events. And yet, it is now up to the accused to prove, and pay for proving.
Ve şu anda bu olay akışındaki düzensizlik ve… ihtimal dışı durumla itham edilip ispatlaması gerekecek.
which means that there was an irregularity they couldn't explain.
ortada açıklayamadıkları bir düzensizlik olduğu anlamına geliyor.
there's clearly some irregularity with the search.
Aramada usulsüzlükler olduğu açık.
It's a crucial item and any irregularity… Is something to throw in Huntley's face?
Bu çok önemli bir madde ve herhangi bir usulsüzlük… varsa Huntleynin yüzüne vurulmalı?
you can admit that irregularity has worked very well for me in the past.
kabul etmelisiniz ki aykırılık geçmişte benim işime çok yaradı.
The insane cyborg… a failed body modification generated an irregularity in his brain.
Çılgın bir sayborg… Daha başarısız bir vücut modifikasyonu sebebiyle beyninde arıza oluşmuş bir tane.
President Jeong Gook-pyo. There was an irregularity behind the B357 crash.
onu yaptıran da Müsteşar Yun değil Başkan Jeong Gook-pyodur.
Ekinci on the other hand was arrested on claims of"being a member of a terrorist organisation","damaging Varto Municipality", and"tender irregularity.
Ekinci“'' Terör örgütüne üye olmak'','' Varto belediyesini zarara uğratmak'' ve'' İhalelerde usulsüzlük'' iddialarıyla tutuklandı.
citing weaknesses in the country's control systems and cases of fraud and irregularity.
Bulgaristanın denetleme sistemlerindeki yetersizlik ve dolandırıcılık ve usulsüzlük vakalarını gerekçe göstererek, ülkeye yapılacak yaklaşık 500 milyon avroluk yardımı dondurdu.
She says a top priority will be polishing her country's image with the EU, which froze over a half billion euros in assistance funding last year, citing cases of fraud and irregularity in the management of European taxpayers' money.
Zheleva, başlıca önceliğinin vergi veren Avrupalı vatandaşların parasının yönetiminde yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlükleri gerekçe göstererek geçtiğimiz yıl ülkeye yapılacak yarım milyar avroluk yardımı donduran ABye karşı ülkenin imajını parlatmak olacağını söyledi.
I was in the bank because of certain irregularities, but this robbery threat might help.
Bankaya bazı düzensizlikler için gitmiştim fakat bu soyguncunun tehtidi yardımcı olabilir.
Where we are going, there are certain electromagnetic irregularities that make elevators… problematic.
Gittiğimiz yerde elektromanyetik düzensizlikler var. Asansörlerde arızaya sebep oluyor.
Uh, I'm aware your academy application Roger that. included several irregularities.
Birkaç usulsüzlük içeriyordu. Ben, uh, akademi başvurunuzun farkındayım Anlaşıldı.
That there were irregularities in the licensing process.
Düzensizlikler yaşandığına inanıyorum.
No obvious irregularities.
Belirgin bir bozukluk yok.
Results: 48, Time: 0.0554

Top dictionary queries

English - Turkish