LEAVING HERE in Turkish translation

['liːviŋ hiər]
['liːviŋ hiər]
buradan ayrılmayı
buradan gitmeyi
buradan ayrılıyor
burayı terketmemi
buradan çıkarken
burayı bırakmak
buradan ayrılmaktan
buradan ayrılmıyorsun
buradan gitmiyorum

Examples of using Leaving here in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I hate leaving here.
Buradan ayrılmaktan nefret ediyorum.
And you're not leaving here until you tell us who or what you are.
Ve kim ya da ne olduğunu söylemeden buradan ayrılmıyorsun.
It's gonna be very weird leaving here.
Buradan ayrılmak çok tuhaf olacak.
You're right. I'm scared of leaving here.
Haklısın. Buradan ayrılmaktan korkuyorum.
I'm not leaving here without you.
Sen olmadan buradan gitmiyorum.
you're not leaving here until you tell us.
ne olduğunu söyleyene kadar buradan ayrılmıyorsun.
I'm scared of leaving here. You're right.
Buradan ayrılmaktan korkuyorum. Haklısın.
They don't want people leaving here anymore.
Artık insanların buradan gitmesini istemiyorlar.
I'm leaving here the first thing in the morning.
Sabah ilk işim buradan ayrılmak olacak.
you're not leaving here until you tell us.
ne olduğunu söylemeden buradan ayrılmıyorsun.
I'm scared of leaving here. You're right.
Haklısın. Buradan ayrılmaktan korkuyorum.
Without them cataloguing it. I don't want any of this leaving here.
Bu eserlerin hiçbirinin kataloglanmadan buradan gitmesini istemiyorum.
I don't want any of this leaving here without them cataloguing it.
Bu eserlerin hiçbirinin kataloglanmadan buradan gitmesini istemiyorum.
I hated leaving here.
Buradan ayrılmamızdan nefret etmiştim.
We used to dream about leaving here, remember?
Hatırlıyor musun? Buralardan gitmenin hayalini kurardık seninle?
Clarke, leaving here is a mistake.
Clarke, buradan gitmek bir hata.
We're not leaving here, no matter what. All right, boys.
Ne olursa olsun buradan gitmeyeceğiz. Pekala, beyler.
What? I'm not leaving here without Eretria.- What?
Eretria olmadan buradan ayrılmam.- Ne?- Ne?
I knew leaving here would be hard.
Buradan ayrılmamın zor olacağını biliyorum ama…- Ayrılmıyorsun..
I thought leaving here would be music to your ears.
Buradan ayrılmanın seni keyiflendireceğini düşünmüştüm.
Results: 99, Time: 0.0478

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish