TERK in English translation

leave
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
dump
çöplük
terk
çöp
atık
at
dökümü
damperli
boşalt
bırak
boşaltın
abandon
terk
yüzüstü
bırakmak
terket
vazgeç
dropout
terk
atılmış
okulu bırakma
okulu bırakan bir öğrenci
desert
çöl
ıssız
terk
abandonment
terk edilme
terkedilme
abandoned
terk
yüzüstü
bırakmak
terket
vazgeç
deserted
çöl
ıssız
terk
left
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
leaving
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
leaves
terk
ayrılmak
birak
bırak
git
gidin
çık
kalsın
terket
ayrılın
dumped
çöplük
terk
çöp
atık
at
dökümü
damperli
boşalt
bırak
boşaltın
abandoning
terk
yüzüstü
bırakmak
terket
vazgeç
dumping
çöplük
terk
çöp
atık
at
dökümü
damperli
boşalt
bırak
boşaltın

Examples of using Terk in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bunu bilseydim seni terk edeceğimi düşündün.
And you thought I would abandon you if I knew this.
ancak terk edilmişti.
but it was deserted.
Kötü muamele, aile evini terk.
Mistreatment, abandonment of the family home.
Lise terk.
High school dropout.
Hayır,'' seni terk edeceğim'', Zaman kipi'' gelecek zaman'' olmalı.
No, will desert you, the tense is future active.
Beni terk ediyor çünkü ben uyuşturucu satıcısının tekiyim.
She's dumping me because I am a cheap drug dealer.
Antik Troy şehrinin… terk edilmesinden sonra, Aneas karaya buradan çıktı.
After abandoning the ancient city of Troy… Aeneas landed here on this very beach.
İki kez terk edilmiş olabilirsin ama yine de başardın.
But you still did it, Tammy. You may have been dumped twice.
Biliyorum ama oğlumu terk edemem.
But I can't abandon my son.- I know.
Kentin 14. yüzyılda bilinmeyen bir nedenle terk edildiği sanılmaktadır.
By the 19th century, the village had been deserted for unknown reasons.
Altın standardının terk edilmesi mali disiplinin terk edilmesine yol açtı.
Abandonment of the gold standard led to abandonment of fiscal discipline.
Ordudaymış, kaçmış, yedi ay sonra ihraç edilmiş. Lise terk.
High school dropout. Was in the army, went AWOL, discharged after seven months.
Bizi terk ediyorsun.
You're dumping us.
Araçlarını terk edip yürüyerek devam eden sürücülerin haberleri geliyor.
Abandoning their vehicles and continuing on foot. There are reports of motorists.
Bir gün beni terk edeceğini bilmeliydim. Neden?
Why? I should have known that one day he would desert me?
Anladığım kadarıyla Kas Adam terk edilmiş.
So it's come to my attention that Muscle Man's been dumped.
Ve yapsaydınız, İskoçlar ve tüm Avrupa sizi terk ederdi.
And if you did, the Scots and all of Europe would abandon you.
Sevgililerimiz bir hayalet gibi içerdedirler… Koridorlarda dolaşıp, odaları terk edercesine.
Our lovers linger inside us like ghosts…'haunting the corridors and deserted rooms.
Aşıklar juxtaposition yaratır bir seçim için aşk ve terk.
The Lovers create juxtaposition for a choice between love and abandonment.
lise terk.
high-school dropout.
Results: 10808, Time: 0.0302

Top dictionary queries

Turkish - English