OUTBREAKS in Turkish translation

['aʊtbreiks]
['aʊtbreiks]
salgınlar
epidemic
plague
outbreak
pandemic
pestilence
disease
contagion
salgın
epidemic
plague
outbreak
pandemic
pestilence
disease
contagion
salgınları
epidemic
plague
outbreak
pandemic
pestilence
disease
contagion
salgınında
epidemic
plague
outbreak
pandemic
pestilence
disease
contagion

Examples of using Outbreaks in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
This wedding was the second of a series of lust outbreaks in 1802.
Bu düğün, 1802 yılında gerçekleşen bir dizi şehvet patlamasının ikincisiymiş.
Measles outbreaks.
Kızamık salgını.
There are very many outbreaks out here. Do not cry!
Ağlama. Burda çok fazla hastalık var!
And is known to cause outbreaks. And our research abroad shows that it often kills.
Ve yurt dışındaki araştırmalar sıklıkla ölüme ve salgına yol açtığını gösteriyor.
And our research abroad shows that it often kills, and is known to cause outbreaks.
Ve yurt dışındaki araştırmalar sıklıkla ölüme ve salgına yol açtığını gösteriyor.
What kind of outbreaks?
Ne tür olaylar?
The outbreaks were first managed in a containment stage, which attempted to
Salgınlar öncelikle kümelenmelerin genişlemesini en aza indirme amacıyla,
We're now seeing outbreaks in human populations-- so far,
Salgın şimdi de insan popülasyonunda görülüyor. Şimdilik neyse ki küçük çaplı salgınlar,
HIV outbreaks related to injecting drug use occurred as recently as 2001 in Estonia
Enjekte ederek uyuşturucu kullanımına bağlı HİV salgınları Estonya ve Letonyada 2001
You're chasing after outbreaks because your kidnapper told you that a virus is gonna wipe out the planet.
Seni kaçıran adam bir virüs herkesi öldürecek dedi diye salgın peşinden koşuyorsun.
The project is aimed at helping the interim Kosovo institutions prevent outbreaks and deal with the socio-economic consequences of the disease.
Projede, Kosovanın geçici kurumlarına salgınları önleme ve hastalığın sosyo-ekonomik sonuçlarıyla baş etmede yardım edilmesi amaçlanıyor.
Did some tremendous work during the last two flu outbreaks, but their funding stream is, to say the least, opaque.
Son iki grip salgınında müthiş bir iş çıkarmışlar ama fon akışları hiç şeffaf değil.
Because your kidnapper told you that a virus is gonna wipe out the planet. You're chasing after outbreaks.
Seni kaçıran adam… bir virüs herkesi öldürecek dedi diye salgın peşinden koşuyorsun.
That's after last night's outbreaks at Lochinver and Fort William,'where 12 people are confirmed now dead.
Geçen geceki Fort William ve Lochinver salgınlarından sonra olan ve 12 kişinin öldüğü doğrulandı.
Kosovo has earmarked 400,000 euros for dealing with bird flu outbreaks, and currently awaits additional funding from the World Bank.
Kosova kuş gribi salgınlarıyla mücadeleye 400 bin avro ayırmış durumda ve şu anda da Dünya Bankasından ilave fon bekliyor.
The World Bank loaned $5m to help Albania build up its capacity to control bird flu outbreaks.
Dünya Bankası, Arnavutluka kuş gribi salgınlarını kontrol etme kapasitesini artırması için 5 milyon dolar kredi verdi.
A $3m project aims to help stop outbreaks and deal with the socio-economic effects of the disease.
Milyon dolarlık bir projede salgınların durdurulması ve hastalığın sosyo-ekonomik etkileriyle başa çıkılması hedefleniyor.
These outbreaks were caused by pests to which these vines lacked resistance, carried on vines brought to Europe as botanical specimens of American origin.
Dayanıksız asmalarda baş gösteren bu salgınlara, Amerikan orjinli bitki örnekleri olarak Avrupaya getirilen asmalar üzerinde taşınan zararlılar sebep oldu.
The CDC tracks all E. Coli outbreaks, and apparently, the last E. Coli ground zero was in Virginia at the checker box restaurant in Alexandria.
CDC, tüm koli basili salgınını izliyor ve son koli basili sıfır noktası Virjinyanın İskenderiye eyaletinde, Checker Box restoranıymış.
Almost all experts agree waning immunity is contributing to whooping cough outbreaks worldwide.
Neredeyse tüm uzmanlar, azalan bağışıklığın, dünya çapında gözlemlenen boğmaca salgınlarına katkıda bulunduğu konusunda, hemfikir.
Results: 72, Time: 0.0594

Top dictionary queries

English - Turkish