Examples of using Olaylar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Olaylar değişti.
Dünkü olaylar neticesinde ABDden Japonyaya tüm haberlerdeyiz.
Tüm bu olaylar başladığında, etrafta dolaşan çok çılgın söylentiler vardı.
Carolyn Perronın yanındayım ailesiyle birlikte doğaüstü olaylar yaşıyor.
Rachel, olaylar.
Olaylar, gözyaşları.
Olaylar zaten çok karışık.
Tüm bu olaylar başladığında, etrafta dolaşan çok çılgın söylentiler vardı.
Yani Dennydeki, Macydeki, asansördeki olaylar.
Tuhaf telefon konuşmaları ya da olaylar?
Hikâyeler gerçek. Yazdıkları olaylar gerçekten olan şeyler.
Bu olaylar, o Brad denen adamın ortaya çıkmasıyla aynı anda başladı.
Belki de, olaylar 2 saat içinde kontrol edilemez bir hale gelecek.
Luke ve Markın geçen yıl sahneledikleri olaylar çok daha ilkeldi.
İkisi de var olmayan kişi olmalarına rağmen olaylar devam ediyor.
Bunlar ilgisiz olaylar.
Benim hakkımda bu olaylar başladığında.
Yani bu olaylar orada çalışmaya başladığın ilk gece mi başladı?
Bu olaylar David‘ in stereo satıcılığı işi kesintiye uğradığında tekrar meydana gelir.
Olaylar nasıl başladı?