OVERCOMING in Turkish translation

[ˌəʊvə'kʌmiŋ]
[ˌəʊvə'kʌmiŋ]
aşmak
overcome
get over
crossing
to transcend
go over
to overstep
surmounting
yenmek
to beat
defeat
vanquish
to overcome
to win
conquer
eaten
üstesinden gelme
aşma
overcome
get over
crossing
to transcend
go over
to overstep
surmounting
aşmanın
overcome
get over
crossing
to transcend
go over
to overstep
surmounting
yenmesi
to beat
defeat
vanquish
to overcome
to win
conquer
eaten

Examples of using Overcoming in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
My Story of Overcoming Jigsaw rolls into town this weekend.
Jigsaw tuzağından, kurtulmamın hikayesi bu haftasonu evlerinize geliyor.
Can you recommend any books on overcoming phobias? Hey, Sheldon?
Sheldon? Fobileri aşmak için bir kitap önerebilir misiniz?
Overcoming with ferocity any obstacle, these barbaric and pitiless horsemen.
Gaddarlıklarıyla her engeli aşan, barbar ve acımasız bu atlılar.
Don't you know there are ways of overcoming death?
Ölümün üstesinden gelmek için başka yolların olduğunu bilmiyor musun?
Do you understand? Overcoming that impulse will be the hardest thing.
Anladın mı? Bu dürtüyü yenebilmek… bu işin en zor kısımlarından biridir.
Can you become brave. Because only by overcoming the fear.
Korkunun üstesinden gelmenin tek yolu… cesur olmaktır.
I feel that the people about overcoming the attack. should feel proud.
Saldırının üstesinden geldikleri için gurur duyması gerektiğini düşünüyorum. İnsanların.
Great ways of overcoming disagreements like that. I'm not saying that we humans have.
Biz insanlar böyle anlaşmazlıklarla başa çıkma konusunda pek iyi sayılmayız.
Overcoming denial and changing into joy!
İnkarın üstesinden gelerek onu neşeli bir şekilde dile getiriyor!
In a nearer land; and they, after the overcoming of them, shall soon overcome..
Yakın bir yerde. Ama onlar, yenilgilerinden sonra yeneceklerdir.
they value overcoming adversity.
güçlükleri alt etmeye değer verir.
They value overcoming adversity. Our societies value exploration.
Toplumlarımız keşif yapmaya, güçlükleri alt etmeye değer verir.
Than by conquering your biggest one? And what better way of overcoming fear?
Korkunun üstesinden gelmenin en iyi yolu en büyük korkunu yenmek değil mi?
They agreed that facing the truth is a necessary precondition for overcoming divisions in the region.
Gerçekle yüzleşmenin bölgedeki bölünmelerin üstesinden gelmek için gerekli bir ön şart olduğu konusunda da anlaştılar.
Overcoming this opposition may well depend on how successfully Turkey convinces Europe that it is not only implementing changes on paper,
Bu muhalefetin üstesinden gelmek, Türkiyenin Avrupayı değişiklikleri yalnızca kağıt üstünde yapmakla kalmayıp aynı zamanda eyleme de dönüştürdüğüne ikna etmekte
Overcoming that fear. But it means allowing others to see behind our many masks, But.
Başkalarına göstermek, o korkuyu aşmak demektir. Ama… Ama çeşitli maskelerimizin, taktığımız maskelerin ardını.
I just got right back on that subway, because overcoming experiences like that is what makes you a real New Yorker.
O metro durağına tekrar gittim, Çünkü böyle kötü deneyimlerin… Üstesinden gelmek seni gerçek bir New Yorklu yapar.
Gandhi stated that the most important battle to fight was overcoming his own demons, fears, and insecurities.
Gandi en önemli mücadelenin kendi iblislerini, korkularını ve güvensizliklerini yenmek olduğunu belirtmiştir.
The Titan Games is all about what I'm teaching my kids living, breathing For me, about overcoming adversity.
Çocuklarıma sıkıntıları aşmak konusunda öğrettiklerimle ilgili. Titan Games benim için yaşamak, nefes almak.
They stressed the EU's role in overcoming nationalism and disseminating human rights
ABnin milliyetçiliğin üstesinden gelme, demokratik değerleri yaygınlaştırma
Results: 98, Time: 0.0852

Top dictionary queries

English - Turkish