OWN PATH in Turkish translation

[əʊn pɑːθ]
[əʊn pɑːθ]
kendi yolunuzu
own way
kendi yolun

Examples of using Own path in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And make my own path.
Kendi yolumla yaptım.
Why? You're the one who told me to follow my own path.
Bana kendi yolumdan gitmemi söyleyen sendin. Neden?
I know, but… I have my own path to pursue.
Benim takip etmem gereken kendi yolum var. Biliyorum, ama.
But… grief takes its own path.
Ama acının kendi yolu vardır.
But with haste, boy. you must walk your own path.
Kendi yolunda yürümelisin, ama ivedilikle, evlat.
But we must each of us take our own path.
Ama hepimiz kendi yolumuzda yürümeliyiz.
We have fought for the choice to forge our own path.
Biz kendi yollarımızı çizme hakkını kazanmak için savaştık.
And Sutton also walked her own path, which had highs.
Sutton da kendi yolunda yürüyor, çıkışları olduğu kadar.
You think John will inspire me to walk my own path?
John kendi yolumda yürümem için bana ilham verir mi?
You have always walked your own path.
Sen hep kendi yolunda yürüdün.
And Sutton also walked her own path, which had highs… Thank you.
Sutton da kendi yolunda yürüyor, çıkışları olduğu kadar.
Her own path, which had highs…- And Sutton also walked.
Sutton da kendi yolunda yürüyor, çıkışları olduğu kadar.
We can only be responsible for our own path, brother.
Biz ancak kendi yolumuzdan sorumlu olabiliriz kardeşim.
But no matter what… You still have to stay the course and forge your own path.
Yine de ne olursa olsun rotanda kalırsın ve kendi yolunda ilerlersin.
I have my own path to pursue.
Benim takip etmem gereken kendi yolum var.
You choose to follow someone, or you choose to make your own path.
Birini takip etmeyi seçer yada kendi yolunuzdan gitmeyi seçersiniz.
You're following your heart my very own path to supreme wisdom.
Kalbini takip ediyorsun yüce bilgelik için kendi yolum bu.
I get to choose my own path. But between life and death.
Ama ölüm ve yaşam arasındaki yolu kendim seçebilirim.
I get to choose my own path.
yaşam arasındaki yolu kendim seçebilirim.
Walk your own path with your head held high.
Başını dik tut ve kendi yolunda yürü.
Results: 162, Time: 0.0382

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish