PARENTING in Turkish translation

ebeveyn
parent
aile
family
parent
babalık
dad
father
daddy
papa
pop
pa
annelik
mom
mother
mama
mum
mommy
mummy
momma
mamma
mam
ebeveynliğe
parent

Examples of using Parenting in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
To quality parenting.
İyi ebeveynliğe.
You have zero parenting responsibilities.
Hiç aile sorumluluğu almana gerek yok.
It's called parenting, ellie.
Çocuk yetiştirmek deniyor buna Ellie.
Because your bad parenting is undermining my good parenting..
Çünkü senin kötü ebeveynliğin benim iyi ebeveynliğimi baltalıyor.
Despite abysmal parenting. So full of life.
Öylesine hayat doluydu, berbat ebeveynliğe rağmen.
We are not helicopter parenting.
Biz helikopter aile* değiliz.
despite abysmal parenting.
berbat ebeveynliğe rağmen.
That's the definition of governing and parenting.
Bu yönetmenin ve ebeveynliğin tanımıdır.
Joe and I have to take parenting classes from a 23-year-old without kids.
Joe ve ben 23 yaşında çocuksuz birinden aile dersleri almak zorundayız.
The grade-A parenting continues. Perfect.
Mükemmel. Harika ebeveynliğe devam.
Gaby, we don't need to let them know All of our parenting secrets.
Sırlarımızı bilmelerine gerek yok. Gaby, bizim tüm aile için.
We're practicing attachment parenting.
Temasa dayalı ebeveynliğe çalışıyoruz.
You're trying to undermine my parenting.
Ebeveynliğimi baltalamaya çalışıyorsun.
Big parenting decision.
Buyuk ailesel karar.
She doesn't need your parenting, which is a good thing.
Senin ebeveynliğine ihtiyacı yok. Bu da iyi bir şey.
Bad parenting, a lot of torment.
Kötü ebeveynler, çokça işkence.
All I know is that in the game of Twizzlestick, Parenting Edition, we were on the board.
Tek bildiğim Twizzlesticki ailece oynadığımız ve 476ya 1 kaybettiğimizdi.
People make parenting seem so fulfilling.
İnsanlar ebeveynliği çok güzel gösteriyor.
The girl is definitely not practicing parenting.
Kızlar anneliğin çalışmasını yapmazlar.
There's no greater crime than half-assed parenting.
Kötü ebeveynlikten daha büyük suç yoktur.
Results: 668, Time: 0.0692

Top dictionary queries

English - Turkish