QUARK in Turkish translation

[kwɑːk]
[kwɑːk]
quark
kuark
quark
bir kuark
quark
bir kuarkın
quark

Examples of using Quark in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
He was chatting about it in the bar with that Ferengi, Quark.
Barda şu Ferengiyle, Quarkla bunun hakkında sohbet ediyordu.
I see you're not the first man around here to keep Quark on his toes.
Görüyorum da buralarda Quarkı hizaya çeken ilk adam sen değilsin.
All this quark and superstring shit,
Tüm o kuvark ve süpercisim zırvaları.
Do you realise that Quark has won 207 straight games of"tongo?
Quarkın üst üste 207 kez tongoyu kazandığının farkındasın değil mi?
Maybe I can't beat Quark… but you can.
Belki ben Quarkı yenemem. Ama sen yenebilirsin.
May I speak to Quark?
Quarkla konuşabilir miyim?
They're bringing Quark back.
Quarkı geri getiriyorlar.
Then I will speak to Quark.
Öyleyse Quarkla konuşurum.
I want to beat Quark.
Quarkı yenmek istiyorum.
Quark is a lot of things, but he's not fun.
Qurakın bir sürü şeyi var ama hiç de eğlenceli biri değil.
Quark helps Terrans escape.
Quarkın birkaç Dünyalının kaçmasına yardım ettiğini duydum.
What about all those rumors that Quark told me? But.
Quarkın bana anlattığı o söylentiler neydi? Ama.
But what about all those rumours that Quark told me?
Quarkın bana anlattığı o söylentiler neydi?
Shall I ask Quark to do the catering?
Yemek servisini Quarktan istesem olur mu?
Quark. I'm going to like doing this job.
Quarka. İyi giden bir işi kutlamayı severim.
I'm going to like doing this job. Quark.
Quarka. İyi giden bir işi kutlamayı severim.
Every now and then Quark really surprises me.
Arada bir Quark beni gerçekten şaşırtıyor.
I don't know why Quark needs us.
Quarkın neden bize ihtiyacı var bilmiyorum.
I know how you helped Quark during the negotiations.
Görüşmeler sırasında Quarka ne kadar yardım ettiğini biliyorum.
Too bad you have to keep Quark.
Quarkı almak zorunda kalmanız çok kötü.
Results: 652, Time: 0.0685

Top dictionary queries

English - Turkish