SAVVY in Turkish translation

['sævi]
['sævi]
bilgili
information
knowledge
info
intel
data
intelligence
know
update
briefed
informed
anladığını
to understand
to know
to see
to figure out
to tell
to realize
to get
to comprehend
to grasp
to fathom
anlayışlı
understand
of understanding
insight
sympathy
perception
sense
mindset
zeki
smart
intelligent
clever
brilliant
bright
wise
genius
brainy
sharp
witty
iyi anlayan
savvy
with a good sense
acamaz
savvy
uyamayacak
savvy
bilgisini
information
knowledge
info
intel
data
intelligence
know
update
briefed
informed
anlayışlılıkla
ustasi
master
savvy
savvy

Examples of using Savvy in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You savvy what I'm saying to you, Chuck?
Sana söylediklerimi idrak ediyor musun, Chuck?
Sid tells me you're a savvy guy.
Sid bana usta biri olduğunu söylüyor.
Everyone savvy?
Herkes çaktı mı?
No, I do not savvy.
Hayır, anlamadım. Anladın mı?
No, I do not savvy.
Hayır, tabiki de anlamadım. Anladın mı?
Sometimes savvy criminals.
Bazen beyin suçlular.
Always a pleasure doing business with another savvy woman.
Başka bir kurnaz kadınla iş yapmak her zaman bir zevktir.
Doing business with another savvy woman.- Always a pleasure.
Başka bir kurnaz kadınla iş yapmak her zaman bir zevktir.
The savvy defense lawyer. And he's going up against Louise.
Ve o meraklı savunma avukatı Louisee karşı.
Savvy? Can you sail under the command of a pirate? So.
Anladın mı? Bu yüzden… bir korsanın komutasında yelken açabilir misin.
He's very savvy.
I only needed your tech savvy tonight, not what's in your pants.
Bu akşam sadece sendeki teknoloji merakı lazımdı, pantolonunun içindeki değil.
April, you are a very intelligent and savvy young woman.
April, sen çok zeki ve sağduyulu bir genç kadınsın.
But you and me has got to come to an arrangement, savvy?
Ama bir anlaşmaya varmamız gerek, anlaşıldı mı?
He Had The Grunge Charm Of Kurt Cobain And The Media Savvy Of Donald Trump.
Kurt Cobainin çekiciliğine ve Donald Trumpun medya kavrayışına sahipmiş.
She's totally spoiled and savvy.
Tamamen rezil olmuş ve teşhir olmuş.
Ghost shirt, savvy?
Hayalet gömleği. Anlıyor musun?
Now, the entire world can have access to my savvy detective skills.
Artık bütün dünya benim kurnaz dedektiflik becerilerime ulaşabilecek.
International Club, savvy? Rickshaw. Rickshaw?
Çekçek. Çekçek.- Uluslararası Kulübe, anladın mı?
Rickshaw.- International Club, savvy? Rickshaw?
Çekçek. Çekçek.- Uluslararası Kulübe, anladın mı?
Results: 89, Time: 0.0616

Top dictionary queries

English - Turkish