SINS in Turkish translation

[sinz]
[sinz]
günahları
sin
sinful
confession
to confess
temptation
of iniquity
suçlarımızı
crime
criminal
felony
fault
offense
guilt
blame
offence
charge
günahlarını
sin
sinful
confession
to confess
temptation
of iniquity
günahlarınızı
sin
sinful
confession
to confess
temptation
of iniquity
günahlarımızı
sin
sinful
confession
to confess
temptation
of iniquity
suçları
crime
criminal
felony
fault
offense
guilt
blame
offence
charge
suçlarından
crime
criminal
felony
fault
offense
guilt
blame
offence
charge
suçlarınızı
crime
criminal
felony
fault
offense
guilt
blame
offence
charge

Examples of using Sins in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Can you absolve me of my sins so I don't go to hell?
Benim günahlarımdan bağışlanmamı sağlayıp cehenneme gitmemi engelleyebilir misin?
I'm paying for all my sins and everyone else's!
Herkesin günahının bedelini ben ödüyorum!
But until then, we don't get to pick our sins, Mr. Coughlin.
Fakat o zamana kadar, Günahlarımızdan çıkarmayı kabul etmiyoruz, Bay Coughlin.
I have many sins that I would like to confess. Forgive me, Father.
İtiraf etmek istediğim çok günahım var. Bağışlayın Peder.
Forgive me, Father. I have many sins that I would like to confess.
İtiraf etmek istediğim çok günahım var. Bağışlayın Peder.
Comes the sacred punishment, From heaven, for the men's sins.
İnsanların günahlarına karşılık Cennetten, ilahi bir ceza iner.
Chief of security over the frozen Baltic. For my sins they have made me.
Günahlarım yüzünden, donmuş Baltık boyunca, beni güvenlik şefi yaptılar.
I'm going to the temple to wash away my sins.
Günahlarımdan arınmak için tapınağa gidiyorum.
Your sins are legion. Come, Behmen.
Sen günaha batmışsın. Gel bana Behmen.
I know. I am sorry for this and all of my sins.
Bunun için ve tüm günahlarım için pişmanım. Biliyorum.
What sins do I have?
Benim günahım ne?
I don't have any sins.
Benim günahım yok ki.
I wanna suffer for my sins♪ To deny it♪.
Wrong Yanlış yaptım ve günahlarım için acı çekmek istiyorum.
To deny it♪ I wanna suffer for my sins♪.
Wrong Yanlış yaptım ve günahlarım için acı çekmek istiyorum.
I have sins enough.
Yeterince günahım var.
This is the Lord's punishment for my great and foul sins.
Büyük ve iğrenç günahlarım için Tanrı beni cezalandırıyor.
All the sins you have committed!
Daha fazla günaha…!
Sins of the past have no remedy.
Geçmişteki günahlara çare yoktur.
I will not allow my son to pay for our sins. My Taizo.
Oğlumun, bizim günahlarımızın bedelini ödemesine izin vermeyeceğim. Taizom benim.
All our sins and griefs to bear.
Tüm günahlarımızla ve acılarımızla.
Results: 4118, Time: 0.0519

Top dictionary queries

English - Turkish