SO NEW in Turkish translation

[səʊ njuː]
[səʊ njuː]
çok yeni
very new
is so new
too new
's new
so fresh
very fresh
very recent
's brand-new
very recently
is new weesong
yeni ki
so new
yeniydi ki

Examples of using So new in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Okay, so New Pacific was one of the schools mentioned.
Tamam, adı geçen okullardan biri de New Pacific Okuluydu.
replaced since you left, so new house.
yerine yenileri alındı bu yüzden… yeni bir ev.
New perfume? It smells so new.
Yeni parfüm mü? Bu yüzden yeni kokuyor.
Hey, I know everything has been so new for you, so different.
Hey, senin için her şeyin çok yeni, olduğunu anlıyorum, çok farklı olduğunu.
And I'm uncomfortable talking about it. It's so new that we, we really don't know.
O kadar yeni ki, daha tam bilmiyoruz… ve bu konuda konuşmak beni rahatsız ediyor.
This relationship is so new, we can't tell if we have a chance of making this work long-term.
Bu ilişki daha çok yeni. Uzun vadede bunu sürdürme şansımızın olup olmadığını bilmiyoruz.
That's right. it was so new even our attending didn't know how to handle it.
Doğru. O kadar yeniydi ki hocamız bile nasıl idare edeceğini bilmiyordu.
It's so new, Technology, comfort,
O kadar yeni ki, bu gücün kombinasyonu,
make the British red and the Americans… green or something, since they are so new.
Amerikalıları da daha çok yeni olduklarından yeşil falan yapsınlar işte.
his method was so new that nobody was absolutely sure.
ama yöntemi o kadar yeniydi ki kimse bunun tamamen doğru olabileceğinden emin olamıyordu.
This is the'58 Bulgemobile: so new, they make tomorrow look like yesterday.
var olmuştur -en azından reklamcı kısmı- bu, 58 Bulgemobile: o kadar yeni ki, yarını dünmüş gibi gösteriyor.
DJ Fingablast Coming to the stage, a band so new, they're not even on Wiki-wiki-pedia!
Şimdi sahneye gelen grup o kadar yeni ki daha Viki-Viki-Vikipedyada yok!
This is the'58 Bulgemobile: so new, they make tomorrow look like yesterday.
Bu, 58 Bulgemobile: o kadar yeni ki, yarını dünmüş gibi gösteriyor.
Thank you. Most of these tips are so new they haven't even been authenticated yet.
Teşekkürler. Bu bilgilerin çoğu o kadar yeni ki, gerçekliği bile doğrulanmamış.
I see so New Mexico doesn't seem so terrible after all, huh?
Anlıyorum. Yani New Mexico o kadar da kötü değilmiş, değil mi?
bringing these boys together you haven't even met… and make something so personal, so new… that the whole world takes notice… and that your life is never the same again.
öyle bir şarkı söyleyip… daha tanışmadığın bu çocukları bir araya getirirsen… öyle özel, öyle yeni bir şeyle… tüm dünyanın dikkatini çekersen… hayatın bir daha asla eskisi gibi olmaz.
So, new plan.
İşte yeni planım.
So, new plan.
Öyleyse yeni plan.
So, new girl, what are you in for?
Eee, yeni kız, sen neden mahpus damına düştün?
So, new pupil, Michael Polischka.
Pekala, yeni öğrencimiz Michael Polischka.
Results: 49, Time: 0.0523

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish