SPILT in Turkish translation

[spilt]
[spilt]
döktüm
shed
to put into
spilling
pouring
we do is sprinkle
dökülmüş
spilled
fallen
was poured
missing
all
lost
dökülen
spilled
falling
pouring
was shed
flows
coming out
döküldü
spilled
fell out
been shed
came out
poured
i lost
döktü
shed
to put into
spilling
pouring
we do is sprinkle
dökülmesini
spilt
akıtılmış
spilled
poured forth
outpoured

Examples of using Spilt in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Spilt a glass of wine all over me!
Bir kadeh şarabı üstüme döktü!
Spilt personality. The fourth personality will be suicidal personality.
Dökülmüş kişilik. Dördüncüsü intihar kişiliği olacak.
I sat up in bed and spilt the tea.
Ben yatak ve dökülen çay oturdu.
There's been too much blood spilt.
An8} Çok fazla kan döküldü.
Spilt the cocktail on purpose?
Kokteyli bilerek mi döktü?
The Spilt milk. I call it.
Adını… Dökülmüş Süt koydum.
I call it…"The Spilt Milk.
Adını'' Dökülmüş Süt'' koydum.
I spilt the drinks.
Sen içkileri döktüm.
You spilt my boy's blood.
Sen benim oğlumun kanını döktün.
Spilt the cocktail on purpose?
Kokteyli bilerek mi dökmüş?
A Satanic Mass! The blood of a child spilt.
Masum bir çocuğun kanını akıttın! Ya da o şeytani ayin.
Like the blood forever spilt.
Ebediyen dökülecek kan gibi.
Because the blood spilt is smothering us, choking us, poisoning us.
Çünkü kan dökülmesi bizi boğuyor… nefesimizi kesiyor, zehirliyor bizi.
A busted light bulb and some spilt beer?
Ampul patlatmak ve bira dökmek mi?
Just a few drops of blood spilt in my name will bring me into your world.
Benim adıma bir kaç damla kan dökmen beni senin dünyana getirecek.
Vengeance, however… that is a pursuit for which I would see blood spilt.
İntikam, yine de… Kan aktığını görmek için peşinde olduğum şey.
There shall be no more blood spilt.
Daha fazla kan dökülmeyecek.
Besides… I don't want to see a woman's blood spilt.
Ayrıca, bir bayanın kanı dökülsün istemem.
Blood to start this company The other bosses spilt.
Diğer patronlar bu şirketi… almak için kan saçıyorlar.
Freedom's flowers do not bloom flowers… From the spilt blood of the dead.
Özgürlük çiçekleri tomurcuklanmaz çiçekler… ölünün akmış kanından.
Results: 61, Time: 0.0647

Top dictionary queries

English - Turkish