STEMS FROM in Turkish translation

[stemz frɒm]

Examples of using Stems from in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Public disappointment stems from comparisons with Croatia, which signed its Stabilisation and Association Agreement with the EU after Macedonia did.
Halkın hayal kırıklığı, AB ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşmasını Makedonyadan sonra imzalayan Hırvatistan ile yapılan karşılaştırmalardan kaynaklanıyor.
The high rate of joblessness stems from the high expenses of the transition period, poor implementation of privatisation, the pervasive"grey economy" and other problems.
Yüksek işsizlik oranı geçiş döneminin yüksek harcamaları, özelleştirmenin kötü uygulanması, kayıtdışı ekonomi ve diğer sorunlardan kaynaklanıyor.
Well, the trouble stems from her… her condition, or rather, the expensive treatments it requires.
Durumundan, yani ihtiyacı olan oldukça pahalı tedaviden kaynaklanan sorundan.
Anxiety of the present time that dominates our society stems from the identity crisis that we all suffer.
Toplumumuza egemen olan günümüze ait endişeler,… hepimizin başına bela olan kişilik krizinden kaynaklanır.
Or rather, the expensive treatments it requires. Well, the trouble stems from her, uh… her condition.
Durumundan, yani ihtiyacı olan oldukça pahalı tedaviden kaynaklanan sorundan.
Dr. Bryant, do you think Heathcliff's obsession… stems from Brontes own tragic yearning for Bramwell?
Dr. Bryant, Heathcliffin saplantısının Bramwelle karşı hüzünlü bir arzusu olan Brontesden kaynaklandığı düşünüyor musunuz?
That stems from when he served as minister of transport and post-telecommunication between 2008 and 2010.
Bu soruşturma, Limayın 2008-2010 yılları arasında ulaştırma ve haberleşme bakanı olarak görev yaptığı dönemden kaynaklanıyor.
It simply stems from the fact that the H-bomb exists, and from his rather unusual disposition.
Bu tamamen, hidrojen bombasının var olduğu gerçeği… ve adamın olağandışı fıtratından kaynaklanıyor.
The SNSD says the problem stems from the current constitution and will not stay unresolved much longer.
SNSD; sorunun mevcut anaysadan kaynaklandığını ve uzun süre çözümsüz kalmayacağını ileri sürüyor.
The suit stems from the assimilationist policies of Bulgaria's late communist dictator, Todor Zhivkov, who began systematically persecuting the minority in 1984.
Dava, 1984 yılında azınlığa sistematik şekilde zulüm uygulamaya başlayan son Bulgar komünist diktatörü Todor Jivkovun asimilasyon politikalarından kaynaklanıyor.
Our present-day understanding of gravitation stems from Einstein's General Theory of Relativity of 1915, a more accurate(especially for cosmological masses and distances) description of gravitation in terms of the geometry of spacetime.
Kütleçekim Bizim bugünkü anlayış 1915 Görecelik Albert Einsteinın Genel Teorisi kaynaklanıyor, uzay geometrisi açısından çekim açıklaması( özellikle kozmolojik kitleler ve mesafeler için), daha doğru bir.
They also noted that their countries' support for the Benghazi-based council"stems from the understanding that the NTC is able to lead the process of building a democratic and inclusive Libya, built on the rule of law and upholding the highest international human rights standards.
Ülkelerinin Bingazi merkezli konseye verdikleri desteğin'' NTCnin hukukun üstünlüğü üzerine inşa edilmiş ve en yüksek uluslararası insan hakları standartlarına uygun, demokratik ve katılımcı bir Libya inşa etme sürecine liderlik edebileceği anlayışından kaynaklandığını'' da kaydettiler.
The deterioration in relations stems from the government ignoring IMF recommendations to lead development policies that would spur economic growth. On Tuesday(May 31st), media quoted a
İlişkilerdeki kötüye gidiş, hükümetin IMFnin ekonomik büyümeyi hızlandıracak kalkınma politikaları izlemesi yönündeki tavsiyelerini gözardı etmesinden kaynaklanıyor. 31 Mayıs Salı günkü basında,
The contribution of the 5th cervical nerve may stem from an accessory phrenic nerve.
Servikal sinir katkısı bir aksesuar frenik sinir kaynaklanıyor olabilir.
That stem from a grudge against me. These are ridiculous accusations.
Bunlar bana duyulan bir kinden kaynaklanan komik suçlamalar.
Yes. All stemming from.
Evet, tamamen şeyden kaynaklanıyor.
These are ridiculous accusations that stem from a grudge against me.
Bunlar bana duyulan bir kinden kaynaklanan komik suçlamalar.
I know what the homicidal tendencies stem from now.
Artık intihar eğilimlerinin neyden kaynaklandığını biliyorum.
Yes, all stemming from-- Virginia: Yes.
Evet, tamamen şeyden kaynaklanıyor… Evet.
The clinic said my gambling stemmed from my work.
Klinik, oyun tutkumun işimden kaynaklandığını söyledi.
Results: 43, Time: 0.0348

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish