TAKING ADVANTAGE in Turkish translation

['teikiŋ əd'vɑːntidʒ]
['teikiŋ əd'vɑːntidʒ]
faydalanmak
to take advantage
to exploit
the benefit of
use
to capitalize
yararlandınız
to take advantage
to benefit from it
to use
to utilise
to harness
to exploit
istismar
abuse
exploit
exploitation
molested as a child
advantage
be misused
avantajını kullanıyorsun
avantajı ele
faydalandı
to take advantage
to exploit
the benefit of
use
to capitalize
faydalanmayı
to take advantage
to exploit
the benefit of
use
to capitalize
yararlandın
to take advantage
to benefit from it
to use
to utilise
to harness
to exploit
avantaj sağlamak
take advantage
to get an edge
çıkar sağlamak

Examples of using Taking advantage in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Did you think you could die in peace after taking advantage of the Emperor?
İmparatoru kullandıktan sonra huzur içince ölebileceğini mi sandın?
Taking advantage.
Durumdan yararlanmak.
Still worried about taking advantage of me?
Benden yararlandığını düşünüyor musun hala?
To tell you the truth, I feel a little bad taking advantage of you.
Aslında senden faydalandığım için kendimi biraz kötü hissettim.
Chloe, he's clearly taking advantage of you.
Chloe, seni kullandığı çok açık.
Taking advantage of women who can't afford to lose their jobs?- It's sick?
İşlerini kaybetme lüksleri olmayan kadınları istismar etmek mi dahice?
Now it seems we pride ourselves in taking advantage of their devotion.
Oysa şimdi onların inançlarından çıkar sağladığımız için övünüyoruz.
Ree-Ree's totally taking advantage.
Ree-Ree kesinlikle ondan faydalanıyor.
She's taking advantage of us lately.
Son zamanlarda bizi çok kullandı.
And you are doing too much, taking advantage from him.
Senin yaptığın da iş değil, onun durumundan faydalanmışsın.
You are confessing to the sin of lust… by taking advantage of a vulnerable man.
Savunmasız bir adama karşı şehvet günahı ile… kullandığını itiraf ediyorsun.
She's taking advantage of your good nature.
İyi niyetinizden istifade ediyor.
Real noble, taking advantage of a single mom.
Bekâr bir anneden faydalanmak çok asilce.
Taking advantage of the all-important element of surprise.
Şaşırtma unsurunun avantajını kullandılar.
Taking advantage? Veronica and I are Bible buddies, nothing more?
Veronica ve ben İncil dostlarıyız, daha fazlası değil. Faydalanmak mı?
nothing more. Taking advantage?
daha fazlası değil. Faydalanmak mı?
We're just taking advantage of the summer break.
Biz sadece mümkün olduğunca yazın tadını çıkarmaya çalışıyorduk.
And you're out of line, taking advantage of him like that.
Senin yaptığın da iş değil, onun durumundan faydalanmışsın.
Of these lax regulations. Every fishery out there's taking advantage.
Dışarıda her balık avı avantajı var bu düzenlemelerin.
And that all these hippies aren't taking advantage of you?
Tüm bu hippiler senden faydalanmıyor değil mi?
Results: 90, Time: 0.0613

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish