THINGS WILL in Turkish translation

[θiŋz wil]
[θiŋz wil]
şeyler gelecek
şeyler gelir
things come
comes the , er
ederseniz her şey
işler çığırından çıkar ona bir şey olursa
işler düzelecek
veririm kötü şeylerin

Examples of using Things will in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I know things will get better So peaceful.
Her şey düzelecek, biliyorum. Huzur dolu.
Things will get worse.
İşler daha da kötüleşecek.
Now, if you push the button, 2 things will happen.
Şimdi, düğmeye basacak olursanız, iki şey olacaktır.
Spending more time with her, things will get better.
Onunla daha fazla zaman geçirelim, bak göreceksin her şey düzelecek.
Child Things will get brighter.
Çocuğum Daha aydınlık olacak her şey.
I'm certain that some very interesting things will occur this evening.
Eminim bu gece bazı ilginç şeyler olacak.
I took out life insurance. Things will be OK.
Hayat sigortası yaptırdım zaten, endişe edecek bir şey yok artık.
Then you would better run fast or things will get bad.
O zaman koşsan hızlı iyi olur, yoksa kötüye gidecek işler.
Or things will get ugly!
Yoksa çok kötü şeyler olacak!
If you carry on like this, things will happen to you.
Eğer bu şekilde devam edersen, başına bir şeyler gelecek.
Tell them to trust you and glorious things will come.
Onlara sana güvenmelerini söyle ve mükemmel şeyler olacaktır.
And positive things will happen. Think positive.
Olumlu ol. Ve pozitif şeyler olacak.
This one will be long and dark things will come with it.
Bu seferki uzun sürecek… ve beraberinde karanlık şeyler getirecek.
And dark things will come with it.
Bu seferki uzun sürecek… ve beraberinde karanlık şeyler getirecek.
Things will get better for us.
Bizim için güzel şeyler olacak.
Only good things will happen to you from now on.
Artık, başınıza sadece iyi olaylar gelecek.
Now, if you push the button, two things will happen.
Şimdi, düğmeye basacak olursanız, iki şey olacaktır.
It's like I tell my kids-- keep a positive attitude and things will fall your way.
Çocuklarıma da dediğim gibi olumlu bakmaya devam ederseniz her şey önünüze gelir.
Not great but Im pretty sure when Laurie gets back from our honeymoon in Cancun, things will pick up.
Harika değil. Ama oldukça eminim ki, Laurie Cancundaki balayımızdan döndüğünde, işler düzelecek.
Things will pick up, but you have got to be careful you don't get nabbed rioting again.
Herşey düzelecek, biliyorsun… ama bir konuda dikkatli olmalısın Gerry… yine ayaklanma çıkarırken yakalanmamalısın.
Results: 59, Time: 0.0466

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish