TIMID in Turkish translation

['timid]
['timid]
ürkek
timid
skittish
jumpy
nervous
shy
mousy
scared
frightened
timorous
tremulous
çekingen
shy
timid
demure
coy
bashful
reserved
standoffish
tentative
avoidant
unsociable
korkak
coward
pussy
chicken
wuss
wimp
gutless
funky
fearful
spineless
sissy
utangaç
shy
bashful
coy
timid
self-conscious
blushing
embarrassed
sheepish
shyness
çıtkırıldım
little candy asses
wimpy
dandy
fragile
timid
ürkektir
timid
skittish
jumpy
nervous
shy
mousy
scared
frightened
timorous
tremulous
ürkeksin
timid
skittish
jumpy
nervous
shy
mousy
scared
frightened
timorous
tremulous
korkaktır
coward
pussy
chicken
wuss
wimp
gutless
funky
fearful
spineless
sissy

Examples of using Timid in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The orgasmic convulsions are way too timid. Kwan, we agreed.
Kwan, anlaşmıştık, seks sırasındaki kasılmaları çok çıtkırıldım.
You are too timid in drawing your inferences.
Çıkarsamalarını resmetmekte çok ürkeksin.
He's so timid.
O çok korkaktır.
Very timid. I do not know how this looks to you and to be honest.
Bunların size nasıl göründüğünü biliyorum Bayan Evans. Çok ürkektir.
You. Aren't you that small timid girl?
Sen. Sen şu korkak küçük kız değil misin?
To think Lucille buried that welter of emotion behind such a timid exterior.
Lucillein o utangaç görünüşünün ardında… nahoş duygular gizlediğini düşünmek.
That you're scared of women because you're inexperienced and timid. Your colleagues told me.
Deneyimsiz ve çekingen olduğundan İş arkadaşların kadınlardan korktuğunu söyledi.
You're very timid.
Çok ürkeksin.
Very timid.
Hem de çok korkaktır.
Very timid. I know how this must look to you, Miss Evans.
Bunların size nasıl göründüğünü biliyorum Bayan Evans. Çok ürkektir.
Timid. Timid bores me.
Utangaç. Utangaçlar beni sıkar.
Women prefer bad guys over timid guys.
Kadınlar çekingen erkekleri değil, kötü adamları yeğler.
Listen, there's a time to be brave and a time to be timid.
Dinle, cesur olmanın zamanı vardır korkak olmanın zamanı vardır.
But I can tell you're cautious… timid.
Ama şunu diyebilirim ki tedbirlisin… ürkeksin.
But too timid to be leaders. Those protected by the fox spirit are hardworking.
Tilki tanrısına sahip olanlar çok çalışkan ama lider olamayacak kadar korkaktır.
Tom is very timid.
Tom çok ürkektir.
Jackson's a bit timid, but smart.
Jackson biraz çekingen ama akıllı.
only made me timid and cowardly.
beni sadece utangaç ve korkak yaptı.
Oh, don't be timid.
Off bu kadar korkak olma.
You're so timid.
Çok ürkeksin.
Results: 201, Time: 0.0511

Top dictionary queries

English - Turkish