TO SAVE HIMSELF in Turkish translation

[tə seiv him'self]
[tə seiv him'self]
kendisini kurtarmak için
kendini kurtarması için
kendinin kurtulması

Examples of using To save himself in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The only way to save himself was to take a body.
Kendini kurtarabilmesinin tek yolu bir vücut almaktı.
He's trying to save himself by stopping the raid.
Baskını durdurarak kendisini kurtarmaya çalışıyor.
By stopping the raid. He's trying to save himself.
Baskını durdurarak kendisini kurtarmaya çalışıyor.
To save himself.
The coward chose to save himself.
Kendini kurtarmayı tercih etti.
He's trying to save himself.
O kendini kurtarmaya çalışıyor.
The coward chose to save himself. He had fled.
O kaçtı. Kendini kurtarmayı tercih etti.
He decided to save himself!
Alfred Wessexten vazgeçip kendini kurtarmaya karar verdi!
Perhaps it's time Golden Boy learned to save himself.
Belki de Altın Çocukun kendini kurtarmayı öğrenme vakti gelmiştir.
James is trying to save himself.
James kendini kurtarmaya çalışıyor.
He was trying to save himself.
Kendini kurtarmaya çalışıyordu.
To save himself, Simon was forced to cut the rope.
Kendisini kurtarabilmek için, Simon ipi kesmek zorunda kaldı.
And all those who are on the earth, to save himself.
Ve kim varsa yeryüzünde hepsini de feda etmek ve sonra da kendini kurtarmak ister.
And all those who are on the earth, to save himself.
Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.
Meanwhile, Samuel Dennison tries to save himself.
Bu arada, Samuel Dennison kendisini korumaya çalışır.
If you ask me, he's just trying to save himself.
Bana sorarsanız sadece kendini kurtarmaya çalışıyor.
And all those who are on the earth, to save himself.
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
thought it was him and drowned trying to save himself.
kendi olduğunu düşünmüş, ve kendini kurtarmaya çalışırken boğulmuş.
When the soldiers came, he tried to save himself.
Askerler geldiğinde o kendini kurtarmaya çalıştı.
And all those who are on the earth, to save himself.
Ve yeryüzünde bulunanların hepsini ki, tek kendini kurtarabilsin.
Results: 106, Time: 0.0567

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish