WAS TRIGGERED in Turkish translation

[wɒz 'trigəd]
[wɒz 'trigəd]
tetiklendi
trigger
dapper
on alert
tetikledi
to trigger
tetiklenmiş
trigger
dapper
on alert
tetiklendiyse
trigger
dapper
on alert
tetiklenen
trigger
dapper
on alert

Examples of using Was triggered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
By the"American Superstarz" voting number. and could come up with a way to make a telephone into an explosive device that was triggered I wish I was a super-genius inventor.
American Superstarz'' ın oylama numaralarıyla tetiklenen patlayıcıları… telefona yerleştirmenin bir yolunu bulsaydım. Keşke dahi bir mucit olsaydım da.
If her abnormal brain activity was triggered If Scully was a conduit, who or what had reason
Eğer anormal beyin aktiviteleri bazı dış ajanslar tarafından tetiklendiyse, Eğer Scully bir kanalsa,
And could come up with a way to make a telephone I wish I was a super-genius inventor into an explosive device that was triggered by the"American Superstarz voting number.
American Superstarz'' ın oylama numaralarıyla tetiklenen patlayıcıları… telefona yerleştirmenin bir yolunu bulsaydım. Keşke dahi bir mucit olsaydım da.
By some external agency, who or what had reason to put her through the trauma? if her abnormal brain activity was triggered If Scully was a conduit?
Eğer anormal beyin aktiviteleri bazı dış ajanslar tarafından tetiklendiyse, Eğer Scully bir kanalsa, onu travmaya sokmak için kimin veya neyin bir nedeni olabilir?
Who or what had reason to put her through the trauma? by some external agency, if her abnormal brain activity was triggered If Scully was a conduit?
Eğer anormal beyin aktiviteleri bazı dış ajanslar tarafından tetiklendiyse, Eğer Scully bir kanalsa, onu travmaya sokmak için kimin veya neyin bir nedeni olabilir?
I wish I was a super genius inventor and could come up with a way to make a telephone into an explosive device that was triggered by the"American superstarz" voting number.
Keşke dahi bir mucit olsaydım da…'' American Superstarz'' ın oylama numaralarıyla tetiklenen patlayıcıları telefona yerleştirmenin bir yolunu bulsaydım.
If her abnormal brain activity was triggered by some external agency… who or what had reason to put her through the trauma?
Eğer anormal beyin aktiviteleri bazı dış ajanslar tarafından tetiklendiyse, Eğer Scully bir kanalsa,
If Scully was a conduit, if her abnormal brain activity was triggered.
dış ajanslar tarafından tetiklendiyse, eğer anormal beyin aktiviteleri bazı Eğer Scully bir kanalsa.
If Scully was a conduit, if her abnormal brain activity was triggered by some external agency,
Eğer Scully bir kanalsa, eğer anormal beyin aktiviteleri bazı dış ajanslar tarafından tetiklendiyse, onu travmaya sokmak için kimin
You don't think that the trouble was triggered by the stress of the race, do you?
Sorunun yarış stresi yüzünden tetiklendiğini düşünmüyorsun, değil mi?
Others say the unrest was triggered by elements within the nationalist parties… to cast negative suspicion on racial minorities.
Bazıların dediğine göre, karışıklığın tetiklenmesi, milliyetçilerin… azınlık ırk üzerindeki olumsuz şüphesinden dolayı gerçekleşmiş.
A lot of people have tried to say that his mental illness was triggered by the incredible abstract mathematics he dealt with.
Pek çok insan zihinsel hastalığının uğraştığı inanılmaz derecede soyut olan matematik problemleri nedeniyle tetiklendiğini söylemeye çalıştı.
Sources inside the da's office say that rizzo's interest In the case was triggered by an unpublished manuscript Written by this woman, deborah lehrman.
Bölge başsavcısına giden kaynaklarda, Rizzonun, Deborah Lehrman denen bu kadın tarafından yazılıp yayınlanmamış bir el yazmasının bu olayı tetiklemiş olmasıyla ilgilendiği söyleniyor.
Geologists think it was triggered by us… by human activities, when an underground probe for natural gas went horribly wrong.
Jeologlar, yeraltında altında araştırma yapalırken, bir şeyin… bunu bizim tetiklediğimizi düşünüyorlar… insan aktivitelerinin.
all would detonate when any one was triggered.
yakın olarak döşenmesi ve birinin patlaması ile diğerlerininde tetiklenmesidir.
Once it was triggered, it kept going.
Bir defa tetiklendiğinde de, olay devam etti.
She said it was triggered by an event.
Bunu bir olayın tetiklediğini söyledi.
It was triggered from outside the Ebola lab.
Alarm Ebola laboratuarı dışından tetiklenmiş.
The entire thing was triggered by Bae Ta-mi.
Tamamen Bae Ta-minin tetiklediği bir konu.
Maybe it was triggered by a trauma or loss.
Belki genetiktir, belki travma ya da kayıpla tetiklenmiştir.
Results: 5106, Time: 0.0396

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish