WERE CLEAR in Turkish translation

[w3ːr kliər]
[w3ːr kliər]
açıktı
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
temizdi
in
in 2004
in 2005
in 2003
in 1993
in 1995
in 1984
in 1994
in 1983
in 1985
netti
clear
specific
precise
vividly
plain
explicit
clarity
crisp
distinctly
definitive
açık
open
clear
obvious
light
openly
specific
manifest
public
explicit
plain
açık olduğunu ve yasayı çiğneyenlerin suçlu olduğunu
belliydi
obviously
clearly
certain
apparently
specific
particular
evidently
know
well
tell
temiz
clean
clear
fresh
pure
neat
tidy
decent

Examples of using Were clear in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Morgan's orders were clear.
Morgannın emirleri açıktı.
Our scans were clear, as well, admiral.
Bizim taramalar da temizdi amiral.
We were clear about a deadline, were we not? No, sir.
Biz, çok açık, süreli bir anlaşma önermedik mi? Hayır, Efendim.
His Holiness's orders were clear.
Papanın emirleri açıktı.
Labs and CT were clear.
Tahlilleri ve röntgeni temizdi.
His eyes were clear and bright.
Gözleri açık ve parlaktı.
Skies were clear- It's lightning. a minute ago.
Bir dakika önce- Şimşek bu. gökyüzü açıktı.
Even you could follow them. I assumed that if my instructions were clear.
Açık talimatlar verirsem, bunlari sen bile yaparsın diye düşündüm.
It's lightning. a minute ago.- Skies were clear.
Bir dakika önce- Şimşek bu. gökyüzü açıktı.
I assumed that if my instructions were clear, even you could follow them.
Açık talimatlar verirsem, bunlari sen bile yaparsın diye düşündüm.
A minute ago.- It's lightning.- Skies were clear.
Bir dakika önce- Şimşek bu. gökyüzü açıktı.
The rules were clear, no one goes out.
Kurallar çok açık, kimse gitmeyecek.
A minute ago.- Skies were clear- It's lightning.
Bir dakika önce- Şimşek bu. gökyüzü açıktı.
The Glaive's instructions were clear.
Glaivein talimatları çok açık.
You did. But the Captain's orders were clear.
Fakat Kaptanın emirleri açıktı. Yaptın.
I hope you were clear with her about that.
Umarım bu konuda ona karşı açık olmuşsundur.
Divided loyalties. My instructions were clear.
Bölünmüş sadakatten. Talimatım çok açıktı.
His Holiness's orders were clear.
Papa cenaplarının emirleri açık.
My instructions were clear. Divided loyalties.
Bölünmüş sadakatten. Talimatım çok açıktı.
Rules were clear.
Kurallar açık.
Results: 121, Time: 0.0745

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish