WHEN I OPENED in Turkish translation

[wen ai 'əʊpənd]
[wen ai 'əʊpənd]
açtığım zaman
time to open

Examples of using When i opened in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
One morning, when I opened my eyes, my world had changed.
Bir sabahi gözlerimi açtığımda Hayatım değişti.
And when I opened my eyes, I noticed that he was no longer in the craft.
O artık zanaatta değildi. Ve gözlerimi açtığımda farkettim.
That he was no longer in the craft. And when i opened my eyes, i noticed.
O artık zanaatta değildi. Ve gözlerimi açtığımda farkettim.
Dear Lara Jean, I couldn't believe when I opened that letter and it was from you.
Sevgili Lara Jean… mektubu açıp senden geldiğini gördüğümde inanamadım.
Hey, um… by the way, about yesterday… when I opened the door?
Hey… Bu arada dün hakkında kapıyı açtığımda hani?
I bought it here last week, and when I opened it, I saw that it had a scratch mark on it.
Geçen hafta buradan almıştım ve açtığım zaman üzerinde bir çizik olduğunu gördüm.
When i opened my father's briefcase with your wife's birth date as the combination, You said you knew about the affair.
Babamın çantasını, karının doğumgünü kombinasyonuyla açtığım zaman bana ilişkilerini bildiğini söyledin.
Then Lily told me the locket actually got stashed in my pencil box, but when I opened it… the locket wasn't there.
Sonra Lily bana, madalyonun aslında benim kalem kutumda olduğunu söylemişti. Ama açtığım zaman madalyon orada da yoktu.
But when I opened the closet, all these bags of white powder came falling out where my dad had hidden them.
Ama dolabı açtığımda beyaz toz dolu poşetler… babamın sakladığı yerden üzerime döküldü.
And yet… I can't explain it… but I knew when I opened that door… They destroyed most of the copies of the report.
O kapıyı açtığımda biliyordum ki… O raporun kopyalarının çoğunu imha ettiler.
And tossed little Astra in. Oh, the look on your face when I opened that portal.
Yüzündeki ifadeyi görmeliydin. O geçidi açıp küçük Astrayı içeri attığımda.
But when I opened my heart to him, I thought, He would been there all along.
Ama ona kalbimi açtığımda, erkek arkadaşım olabilirmiş. Uzun zamandır oradaydı.
today I'm not so sure because when I opened the turbo yesterday, I found this in it.
üretildi, ama bugün değil. öyle çünkü dün turboyu açtığımda, bunu buldum.
I thought I saw Karen's limo down the street so I thought I would try one more time to talk some sense into her but when I opened the door.
Karenın limuzinini sokağın aşağısında gördüm sandım, o yüzden, bir kez daha akıllanmasını için uğraşayım dedim, ama kapıyı açtığımda.
Was that of a detective. A month later when I opened my eyes, the first face that I saw.
Bir ay sonra gözlerimi ilk kez açtığımda… karşımda bir dedektif gördüm.
And when I opened the drawer of the desk that you used to use, your pen. I noticed that you left behind.
Kaleminizi bırakmışsınız. Daha önce sizin kullandığınız masanın çekmecesini açtım ve gördüm ki burada.
Was that of a detective. A month later when I opened my eyes, the first face that I saw.
Bir ay sonra gözlerimi ilk defa açtığımda… bir dedektif gördüm.
But when I opened my eyes.
Ama gözlerimi açtığımda… güneş batmak üzereydi.
I almost fainted when I opened this.
Bunu açtığımda neredeyse bayılıyordum.
May have stumbled when I opened the door.
Kapıyı açarken tökezlemiş olabilirim.
Results: 4946, Time: 0.0382

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish