WILL BE KILLED in Turkish translation

[wil biː kild]
[wil biː kild]
öldürülecek
to die
death
dead
killed
ölecek
will die
are gonna die
is going to die
will be dead
would die
to death
shall die
will be killed
ölür
dies
is dead
killed
öldürtecek
to kill
murder
öldürürler
to die
death
dead
killed
öldürecek
to die
death
dead
killed
öldürecekler
to die
death
dead
killed
değil mi öleceksin

Examples of using Will be killed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
If this gets into the wrong hands, millions will be killed.
Eğer yanlış ellere geçerse, milyonlar ölür.
They will be killed!
If you try and escape, we, we will be killed, we who you leave behind.
Bizi öldürürler, geride bıraktığın herkesi. Dener de kaçabilirsen.
Do you know how many other people will be killed by Risher?
Risher daha kaç kişiyi öldürecek biliyor musun sen?
We don't shoot Franken and 20-30 jews will be killed.
Frankenı vurmazsak, 20-30 yahudi ölecek.
Billions of people will be killed.
Milyonlarca insan ölür.
You will be killed and the Keeper will have the Sword of Truth and the compass.
Seni öldürecekler! Gardiyan da Doğruluk Kılıcıyla pusulayı ele geçirecek.
That man will be killed. Once General Ko finds out.
O adamı öldürürler. General Ko bir öğrenirse.
We will be killed.
Bizi öldürecek.
Somebody will be killed because of them women.
Kadınlar yüzünden birileri ölecek.
innocent people will be killed.
masum insanlar ölür.
You will be killed.
Sizi öldürecekler!
If you try to resist, we will be killed.
Direnmeye kalkarsanız bizi öldürürler.
My friends will be killed.
Arkadaşlarımı öldürecek.
They will be killed if we leave.
Eğer ayrılırsak, hepsi ölecek.
She said"I will be killed.
Beni öldürecekler'' diyordu.
If he goes there unarmed, you will be killed.
Silahsız gidersen seni öldürürler.
I fear that either I will kill her or I will be killed by her.
Korkarım, ya ben onu öldüreceğim ya da o beni öldürecek.
Everyone in the park will be killed. It's getting closer.
Yaklaşıyor. Önüne çıkan herkes ölecek.
I will be killed", huh?
Beni öldürecekler'' demiş?
Results: 283, Time: 0.0703

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish