Examples of using Hani sen in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hani sen hiç evlenmeyecektin Berke?
Hani sen biliyordun?- Güneşi kaybettik.
Markete mi? Hani sen.
Markete mi? Hani sen.
Hani sen sürekli iğnelemeyi öğrenmeye çalışıyorsun ya?
Hani sen ve ben… Yani, eninde sonunda… Tabii eğer.
Hani sen ölmüştün?
Hani sen benim danışmanımdın?
Hakikaten yaa. Hani sen erken geliyordun?
Çünkü, hani sen İngilizsin, hani. .
Hani sen Campin yapmadığını düşünüyordun.
Hani sen yakmıştın?
Hani sen.
Hani sen kendine göre çok güçlü ve çok üstündün.
Hani sen iyilik yapmazdın?
Ama hani sen dahiydin?
Hani sen gitmiştin ya… O zaman.
Yapmadığını düşünüyordun. Hani sen Campin.
Hani sen, sabah erkenden ailenden ayrılarak inananları savaşta tutacakları noktalara yerleştiriyordun.
Hani sen o zaman inananlara demiştin ki: Rabbiniz, size yardım için üç bin melek indirecek, yetmez mi size?