Examples of using Vakit in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Minik kırmızı tuğlalı evlerine vardığım vakit Carrie ve babası çoktan gitmişlerdi.
Birlikte nasıl vakit geçirirdiniz?
Uzun süre giydiğin vakit, vücut ısısı kelimeleri belirginleştiriyor.
Vakit geç oldu.
Vakit kazanmaya çalışacağım.
Tamir etmek vakit almaz efendim.
Neden, vakit mi doldu?
Vakit öldürüyorum sadece.
Bu çok vakit alan bir şey.
Vakit geliyor.
Tamam millet, vakit topaç dönüşü vakti! .
Korumaya vakit ayırmazsan, araştırma yapamazsın.
Vakit yaklaşıyor.
Beklediğim o vakit geldi nihayet.
Her vakit sana ihtiyacım var.
Sana her vakit ihtiyacım var.
Kalkmak için vakit çok erken.
Ama çoğunlukla plaj vakit geçirip, eğlenilecek bir yerdir.
Vakit bayağı geçmiş.
Vakit daha yetenekli insanlar toplama vaktidir. .