ZEKAM in English translation

intelligence
istihbarat
zekâ
bilgi
haberalma
akıl
zeki
wit
zekâ
akıllı
nükte
espri anlayışın
nüktedanlığı
ince espri
brains
beyninde
beyni
beyin
intellect
akıl
zekası
zihnini
wits
zekâ
akıllı
nükte
espri anlayışın
nüktedanlığı
ince espri
mind
zihin
kafa
var
aklını
zihni
sorun
fikrini
sakıncası
beyni
zeka

Examples of using Zekam in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Malikâne, kişisel yapay zekam Jarvis tarafından yönetiliyor.
The mansion is run by JARVIS, my personal artificial intelligence.
Uygulama potansiyelini artırmak için. Ancak üstün zekam bana olanak sağladı.
However, my superior intelligence has enabled me to amplify its potential for application.
Çok fazla duygusal zekam var.
I have plenty of emotional intelligence.
Zekam 213 ve çoğu kişiden daha fazla derecelerim var.
I have IQ at 213 and have more degrees than pro-tractors.
Güzelliğim, zekam, bikiniye hazır vücudum, beni kolay bir hedef yapıyordu.
My beauty, smarts, and bikini-ready body made me an easy target.
Sanırım güçlü zekam beni tehlikeden koruyacak.
I think my strong head will keep me from danger.
Zekam annemi kurtaramadı
My genius couldn't save my mother,
Dairende. Benim zekam başka bir kadın olduğunu gösteriyor.
My intel suggests she was the other woman in your apartment.
Dairende. Benim zekam başka bir kadın olduğunu gösteriyor.
In your apartment. My intel suggests she was the other woman.
Onda senin tatlı yüzün ve benim ticaret zekam olacak.
He will have your sweet face and my business sense.
Yani, benim zekam.
So, my brilliant.
Anlıyorsunuz ki benim zekam… sizinkini aştı,
You realize, Dr. Angelo… that my intelligence has surpassed yours…
Geminin yapay zekasıyla bağlantı kuramıyorum. Çekirdek zekam altı güverteye yayılmış durumda.
I can't even connect to the ship's AI my core intelligence is spread out over six decks
Beni yaratmış olan dâhi, benim sadece şık görünüşümle ilgilenmiş… benim ustura kadar keskin zekam ve yanlış kadınlara hitaben karşıkonulmaz cazibem.
The genius who created me only took care of my dashing good looks my razor sharp wit and my irresistible attraction to the wrong women.
Türkler parçalamak için birbirlerini bombaladı… ve muhteşem zekam bir başka zaferini daha kutladı.
the Turks blew each other to shreds and my fabulous wit celebrated another triumphant victory.
benim çok harika hırsız zekam düşünmeye başladı.
my very good thief brain began thinking,
Benim zekam daha azdır,
I have less sense, but I have a good heart
Zekânın bir kadında bulunması sarhoş edici bir niteliktir.
Intelligence is an intoxicating quality in a woman.
Yapay zekalı satranç.
Artificial Intelligence chess.
Bu öğrencilerin zekaları alışılagelmiş çözümlerin çok ötesine geçmişti
The intelligence of these pupils went beyond the conventional solution
Results: 51, Time: 0.0401

Top dictionary queries

Turkish - English