ALONE AGAIN in Turkish translation

[ə'ləʊn ə'gen]
[ə'ləʊn ə'gen]
yine yalnız
alone again
another solo
tekrar yalnız
alone again
single again
bir daha yalnız
alone again
yine tek başına
yeniden yalnız
alone again
single again
yine bir başına kaldığını
tekrar tek başına
yeniden yanlız
alone again
tekrar yanlız
alone again
yine yalnızım
alone again
another solo
yine tek başıma

Examples of using Alone again in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You will never be alone again.
Hiçbir zaman tekrar yanlız olmayacaksın.
When he can stand alone again! To see that one holy hour.
Tekrar tek başına ayakta durabileceği kutsal anı görmek için.
But I don't want to be left alone again.
Ama ben tekrar yalnız kalmak istemiyorum.
No.- I need to leave you alone again unfortunately. You?
Maalesef seni yeniden yanlız bırakmak zorundayım hayır?
So… I won't see her alone again.
Bir daha yalnız görüşmem. E?
And every time, we ended up alone again.
Her defasında biz yine yalnız kalıyorduk.
Look, I promise… you will never be alone again.
Asla tekrar yanlız olmayacaksın. Bak, söz veriyorum.
This bloody radio! I thought I was gonna be alone again.
Tekrar yalnız kalacağımı düşündüm.- Lanet telsiz.
I'm not gonna leave you alone again.
Bir daha yalnız bırakmayacağım.
Alone again. I never liked Marianne.
Mariannei hiç sevmemiştim. Zavalla babam, desene yine yalnız kaldı.
You? No.- I need to leave you alone again unfortunately.
Senin?- maalesef seni yeniden yanlız bırakmak zorundayım hayır.
Alone again. Naturally.
Yine yalnızım. Doğal olarak.
You can't leave us alone again, Dad. But I can't go with you.
Baba sen bizi tekrar yanlız bırakma. Sizinle gelemem.
Don't you wanna live alone again?- Come on, Dad.
Tekrar yalnız yaşamak istemiyor musun? -Hadi baba.
I can't leave him alone again.
Onu bir daha yalnız bırakamam.
And they were alone again."Simon watched the man exit the motel.
Simon adamın otelden çıkışını izledi, sonrasına yine yalnız kalmışlardı.
I will be left alone again.
Yine tek başıma bırakılacağım.
Naturally. Alone again.
Yine yalnızım. Doğal olarak.
I hate to admit this, but I kind of like living alone again.
İtiraf etmek istemezdim ama tekrar yalnız yaşamayı sevmeye başladım.
And now… she is struggling alone again for those who will live on.
Şimdi de… yaşamaya devam edecek olanlar için yine yalnız mücadele ediyor.
Results: 148, Time: 0.0581

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish