AGAIN SOON in Turkish translation

[ə'gen suːn]
[ə'gen suːn]
yakında tekrar
again soon
back soon
yakında yine
again soon
back soon
yakında yeniden
again soon
he was recently reinstated
yakın zamanda tekrar
yakında gene
again soon
kısa süre sonra tekrar
again soon
yine olur mu
yakınlarda yine
birazdan tekrar
will be back
again shortly
right back
again in a bit
again soon

Examples of using Again soon in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The police will visit you again soon.
Polis çok yakında tekrar gelecek.
She will come again soon.
Yakýnda yine gelecek.
I will see you again soon.
We will be together again soon and everything will be better than it was before.
Yakında tekrar birlikte olacağız ve her şey eskisinden de güzel olacak.
You see me again soon, Nikolaj-- And then we get one to look at that hand.
Tekrar görüşeceğiz, Nikolaj sonra da o eline baktıracağız.
I will start again soon.
Çok geçmeden tekrar başlarım.
Let's do it again soon.
Yakında bir daha yapalım.
We will all be together again soon, I promise.
Yakinda yeniden hep beraber olacagiz, söz veriyorum.
Let's meet again soon.
Kısa sürede tekrar buluşalım.
We will do it again soon.
Çok yakında gene yaparız.
We will speak again soon.
Çok yakında tekrar görüşeceğiz.
I will see you again soon.
Seni tekrar göreceğim.
We shall meet again soon.
Çok yakında yeniden görüşeceğiz.
To seeing you again soon, General? Can I look forward?
Sizi yakın bir zamanda tekrar görmeyi beklemeli miyim, başsavcım?
Can I look forward to seeing you again soon, General?
Sizi yakın bir zamanda tekrar görmeyi beklemeli miyim, başsavcım?
We will be together again soon and everything will be better than it was before.
Yakinda yeniden birlikte olacagiz… ve her sey eskisinden bile güzel olacak.
I will see you again soon, okay? Look?
Bak… Yakında tejrar görüşürüz, tamam mı?
Joyce and I will see you again soon. Thank you, Phyllis.
Joyce ve ben seninle yakında görüşeceğiz. Teşekkürler, Phyllis.
We will be together again soon, I promise you.
Söz veriyorum kısa zaman sonra tekrar birlikte olacağız.
Can we meet up again soon, continue getting to know each other?
Yakın bir zamanda tekrar buluşup birbirimizi tanımaya devam edebilir miyiz?
Results: 479, Time: 0.0666

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish