AVENGING in Turkish translation

[ə'vendʒiŋ]
[ə'vendʒiŋ]
intikam
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging
öcünü almak
revenge
to get back
vengeance
payback
avenging
öcünü alacaksınız
i̇ntikam
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging
i̇ntikamcı
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging
intikamcı
revenge
vengeance
payback
retribution
vengeful
retaliation
avenging

Examples of using Avenging in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Avenging angel?
İntikam meleği'' mi?
He will be my avenging angel as you teachers reclaim the halls.
Siz öğretmenler koridorları ehlileştirirken kendisi benim intikam meleğim olacak.
Avenging angels.
İntikam Melekleri.
Yup. My sister's avenging angel.
Evet. Kız kardeşimin intikam meleği.
Were you trying to help Mary, point her to her enemies like some avenging Angel?
İntikam meleği gibi düşmanlarını göstererek Marye yardım etmeye mi çalışıyorsun?
As you teachers reclaim the halls. He will be my avenging angel.
Siz öğretmenler koridorları ehlileştirirken… kendisi benim intikam meleğim olacak.
Hey, hey, hey. My warrior, my avenging angel.
Hey. Savaşçım, intikam meleğim.
After they killed poor Pete we was like the Lord and his avenging sword.
Zavallı Petei öldürdüklerinden beri bizler Tanrının intikam kılıcı olduk.
Avenging a father… is a cause… I now understand.
Baba öcü almak artık anladığım bir konu.
And the avenging party?
Ve öcü alacak taraf?
Avenging is your world.
İntikamcılık senin dünyan.
You know I totally support your avenging.
İntikamcılardaki işini gerçekten desteklediğimi biliyorsun.
Avenging is your world.
İntikamcılık sizin dünyanız.
Avenging Earl Ragnar is not my business!
Earl Ragnarın intikamı benim işim değil!
You're responsible for avenging her.
Onun öcünü almada sen sorumlusun.
not avenging the death of your father.
babanın ölümünün intikamını değil.
Young men of Poland avenging their country… the Polish squadron of the RAF.
Polonyanın genç erkekleri, Kraliyet Hava Kuvvetlerindeki Polonya hava filosu ile ülkelerinin intikamını alıyordu.
I have done my duty in rescuing you from the enemy and avenging the insult to myself.
Görevimi yaptım ve seni kurtardım ve hor görülmüş olmamın öcünü aldım.
Cole sees himself as an avenging angel.
Cole kendini bir intikam meleği gibi görüyor.
Avenging Nora is Josh's responsibility.
Noranın intikamını almak Joshın sorumluluğu.
Results: 110, Time: 0.0417

Top dictionary queries

English - Turkish