BARELY MOVE in Turkish translation

['beəli muːv]
['beəli muːv]
zar zor hareket
barely move
i can hardly move
zorlukla hareket
hardly move
barely move
güçlükle hareket
barely move
zor oynatıyorum
playing hard

Examples of using Barely move in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You can barely move in here.
Burada hareket etmek çok zor.
I can barely move my elbows in here.
Burada dirseklerimi zor hareket ettiriyorum.
I can barely move.
Çok az hareket edebiliyorum.
He can barely move his arms and legs.
Kollarını ve bacaklarını zor kımıldatıyor.
So low that I can barely move.
O kadar dar ki, zor hareket edebiliyorum.
Do you know that that kid can barely move, but hurts himself every night,
O çocuğun neredeyse hiç hareket edemediğini, ancak her gece kendisine zarar verdiğini,
can barely move.
ne hareket edebiliyor… Gözlerim dolacaktı.
one of them hit me with a bunch of quick jabs, and suddenly I couldn't earthbend, and I could barely move and then she cart wheeled away.
İçlerinden biri bana hızlı darbeler indirdi ve bir anda toprak bükme gücümü kaybettim. Zorlukla hareket edebiliyordum.
The earth barely moving beneath them.
Altlarında dünya zorlukla hareket ediyordu.
Barely moves.
Zorlukla hareket ediyor.
Her face barely moves.
Yüzü hareket etmiyor bile.
And the fuel gauge… barely moved.
Ve yakıt göstergesi neredeyse oynamadı!
These monarch butterflies have waited patiently through the winter, barely moving, for the sun to tell them it's time.
Bu kral kelebekleri kış boyunca sabırla, neredeyse hiç kıpırdamadan güneşin onlara zamanı söylemesini beklediler.
It wasn't much… the fan barely moved the air… but that time… that you're so hell-bent on putting in the rearview… that's when I found you.
Vantilatör havayı zar zor değiştiriyordu. Ama sen o zaman bile etrafa dikiz aynasından bakma konusunda oldukça kararlıydın. İşte seni o zaman buldum.
I can barely move.
Hareket edemiyorum bile.
Yeah.- You barely move.
Evet.- Çok az hareket edersin.
But I can barely move.
Ama pek kımıldayamıyorum.
So, people with this can barely move?
Yani bu hastalığı olanlar zor mu hareket ediyor?
I can barely move.
Ben zar zor hareket edebiliyorum.
Cloutier can barely move and can't even speak yet.
Cloutier zorlukla hareket edebiliyor ve konuşamıyor.
Results: 233, Time: 0.0509

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish