BEAMED in Turkish translation

[biːmd]
[biːmd]
ışınlandı
ray
beam
light
lightsaber
radiation
ışınladı
beaming
teleporting
ışınlandığını
ray
beam
light
lightsaber
radiation
ışınlanmaya
ray
beam
light
lightsaber
radiation
ışınlanmışsa
ray
beam
light
lightsaber
radiation
ışınlanma için

Examples of using Beamed in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I beamed this man onboard?
Ben mi ışınladım o adamı gemiye?
When we tried to talk to him he beamed onto a Tellarite freighter.
Onunla konuşmayı denediğimizde bir Tellarite yük gemisine ışınlandı.
When the away team beamed back to Voyager, there was a transporter malfunction.
Dış görev takımı Voyagera ışınlandığında, bir ışınlama arızası meydana geldi.
As soon as General Martok beamed back to his ship he sent a message to the Klingon fleet.
General Martok gemisine geri ışınlanır ışınlanmaz Klingon filosuna mesaj yolladı.
Has that fish beamed aboard safely yet? Let's go.
O balık gemiye ışınlandı mı? Gidelim.
I love that beamed ceiling.
Tavan kalaslarına bayılıyorum.
So Rush can't be beamed out.
Yani Rush oradan ışınlanamaz.
Has the first shore party Beamed down yet?
İlk parti aşağıya ışınlandı mı?
Beamed down yet?
İlk parti aşağıya ışınlandı mı?
Sure. Beamed out?
Elbette! Dışarı ışınlanmak mı?
Beamed out? Sure?
Elbette! Dışarı ışınlanmak mı?
There may be others where he came from. But if one person beamed out of nowhere.
Geldiği yerde başkaları da olabilir. Ama eğer biri hiçliğin ortasına ışınlanmışsa.
But if one person beamed out of nowhere… there may be others where he came from.
Geldiği yerde başkaları da olabilir. Ama eğer biri hiçliğin ortasına ışınlanmışsa.
She would have used her powers the instant he beamed her on board. We're assuming Baal has some sort of technology similar to our own anti-Prior device.
Öteki türlü, Baal onu güverteye ışınladığında hemen kendi güçlerini kullanabilirdi. Baalın bizim Anti-Rahip cihazımıza benzer bir teknoloji kullandığını varsayıyoruz.
then beamed into this chamber and reconverted back into their original pattern.
sonra buraya ışınlanır ve orijinal düzenlerine getirilir.
Raffi… When that girl beamed aboard today.
Raffi… O kız bugün gemiye ışınlandığında.
has requested to be beamed aboard the Enterprise immediately.
Kendisi derhal Atılgana ışınlanmayı istedi.
the lady on the other, while the clergyman beamed on me in front.
while rahip önünde bana parlamıştır.
Nobody beamed him aboard.
Kimse onu oradan ışınlamadı.
Eddington just beamed out.
Eddington ışınlanarak kaçtı.
Results: 6532, Time: 0.0527

Top dictionary queries

English - Turkish