CLAIMS in Turkish translation

[kleimz]
[kleimz]
iddia ediyor
claim
alleges
says
argues
asserts
contends
bet
talepleri
demand
request
ask
claim
requisition
motion
petition
plea
söylüyor
to say
to tell
to sing
tazminat
compensation
severance
indemnity
settlement
restitution
claim
reparations
damages
indemnification
to compensate
taleplerini
demand
request
ask
claim
requisition
motion
petition
plea
talepler
demand
request
ask
claim
requisition
motion
petition
plea
talep
demand
request
ask
claim
requisition
motion
petition
plea
söyledi
to say
to tell
to sing

Examples of using Claims in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
We have someone in custody who claims you're their lawyer.
Gözaltında biri var ve avukatı olduğunuz söylüyor.
My guess is Pamela Pomeroy, that claims manager.
Benim tahminim, Pamela Pomeroy, talep müdürü.
The board is here and Leblanc claims she didn't give the instructions.
Ve Leblanc talimatları vermediğini söylüyor. Kurul burada.
WaIter Neff to Barton Keyes, Claims Manager.
Walter Neffden Barton Keyese, Talep Yöneticisi.
Or so he claims.
O öyle söylüyor.
Walter Neff to Barton Keyes, Claims Manager.
Walter Neffden Barton Keyese, Talep Yöneticisi.
The defendant just claims to have lost and found them.
Sanık kaybettiğini ve bulduğunu şimdi iddia ediyor.
This man claims he saw a hideous creature… with a huge nose.
Ah… bu adam korkunç, büyük burunlu bir… canavar gördüğünü iddia ediyor.
Sebastian Bargau tried to list the multitude of protesters' claims.
Sebastian Bargau protestocuların iddialarının çeşitliliğini sıralamaya çalışıyor.
The leader claims to be Carlos.
Liderleri Carlos olduğunu iddia ediyor.
I know a guy who claims he has a stash to sell.
Hala satacak bir zulası olduğunu iddia eden birini tanıyorum.
What?- Zepher claims she turned the music off when she went upstairs.
Zepher iddiası yukarı çıktıklarında müziği kapatmış.
If you can't make those health claims, neither can your competitors.
Eğer siz sağlık iddialarıyla gelemezseniz,… rakipleriniz de gelemez.
Mossad claims Bodnar acted alone.
Mossadın iddiasına göre Bodnar kendi başına hareket ediyormuş.
Despite claims of an alien hoax, it's been reported that NATO forces are on red alert.
Uzaylı şakası iddialarına karşın NATO kuvvetlerinin kırmızı alarmda oldukları bildirildi.
The Bell inequalities are the most powerful challenge to Einstein's claims.
Bell eşitsizlikleri Einsteinın iddialarına en güçlü meydan okumadır.
One of his many outrageous claims and crude manipulations of prophecy.
Birçok rezil iddialarından ve basit kehanet dalaverelerinden bir tanesi.
India claims that yesterday we killed some of their men on the border.
Hindistanın dünkü iddialarına göre sınırda ki bazı adamlarını öldürdüğümüzü söylüyor.
We have evidence that supports your claims.
Elimizde iddialarınızı destekleyen kanıtlar var.
You have a file, some wild claims, but you have no proof.
Bir dosyanız, çılgınca iddialarınız var fakat hiç kanıtız yok.
Results: 1794, Time: 0.0867

Top dictionary queries

English - Turkish