COMPATRIOTS in Turkish translation

[kəm'pætriəts]
[kəm'pætriəts]
yurttaşlarım
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
vatandaşları
citizen
citizenship
residents
samaritan
yoldaşlar
comrade
brother
fellow
companion
compadre
companero
yurttaşlar
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
yurttaşlarını
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
yurttaşları
citizen
civil
civic
fellow
compatriot
dostlarımızı
fellow
pal
buddy
dude
mate
chap
guardian
fella
man
friendship

Examples of using Compatriots in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Is to get our compatriots back from Vostok. We will help them, and our next mission.
Onlara yardım edeceğiz, sonraki görevimiz dostlarımızı Vostoktan geri almak olacak.
I am very grateful for it. But having my work acknowledged by the compatriots of Michelangelo and Leonardo da Vinci.
Leonardo da Vincinin yurttaşları… tarafından böyle ilgi görmesi benim için büyük bir onur… ve bunun için sizlere müteşekkirim.
With the Green Arrow and his compatriots. After our meeting last week, I had an unpleasant encounter.
Geçen haftaki buluşmamızdan sonra Green Arrow ve onun… yurttaşları ile hoş olmayan bir karşılaşma oldu.
While humans adjusted to their alien compatriots, I knew that Earth would face a short period of unrest.
İnsanlar, uzaylı yurttaşlarına alışırken, Dünyanın kısa bir süreliğine… huzursuzlukla karşılacağını biliyordum.
I knew that Earth would face a short period of unrest while humans adjusted to their alien compatriots.
İnsanlar, uzaylı yurttaşlarına alışırken, Dünyanın kısa bir süreliğine… huzursuzlukla karşılacağını biliyordum.
If my compatriots find me here, I will be considered a deserter
Eğer vatandaşlarım, beni burada bulurlarsa asker kaçağı olarak değerlendirilir,
the media is safe, and many believe it's wise to be silent, like the graves of their forgotten compatriots.
birçoğu suskun olmanın erdem olduğuna inanıyor unutulmuş yurttaşlarının mezarları gibi suskun olmanın.
Despite such negationist Macedonian historical interpretations, Delchev had Bulgarian national identity and viewed his compatriots as Bulgarians.
Bu tür Makedon tarihsel yorumlara rağmen Bulgar ulusal kimliğine sahipti ve vatandaşlarını Bulgar olarak görüyordu.
Ms. Jiwe, I had the honor of serving alongside your compatriots, including Dr. Heywood's grandfather.
Bayan Jiwe, Doktor Heywoodun dedesi de dahil olmak üzere birkaç yurttaşınızın yanında hizmet etme şerefine nail oldum.
Is ask for the freeing of their imprisoned compatriots. If you want to pose as the rebels, the first thing they usually do in situations like this.
Eğer asiler gibi görünmek istiyorsanız, bu gibi durumlarda ilk yaptıkları… hapse atılmış yoldaşlarının serbest bırakılmasını istemektir.
Because I'm a pessimist when it comes to the future of the bloc, and I have no desire to live under the thumb of you or your compatriots or the RAPs.
Blokun geleceğini düşündüğümde karamsarım. Ve senin, vatansever dostlarının ya da uzaylıların emri altında yaşama arzum yok.
That is where our great compatriots; the people who wrote our nation's history,
Bu çizgi, şanlı ülke tarihini yazan vatanseverlerin, topraklarımız için döktükleri gözyaşı, kan
we have nothing to say, except to beg our compatriots to make Japan the great country of our dreams.
bize hiçbir sey söylemek düsmez, yurttaslarimiza Japonyayi rüyalarimizin ülkesi yapmalari için yalvarabiliriz ancak.
Greek Cypriot DISY party, Nicos Anastassiades, who voiced hope that such gatherings"between compatriots" will soon stop making the news.
Yemekte konuşan Anastassiades,'' yoldaşlar arasındaki'' bu gibi toplantıların yakında haber olmaktan çıkmasını umduğunu belirtti.
Sphinx on October 5, I have been surprised by the number of my compatriots who still believe the wounded in Narvik
Dunkirkteki yaralılara eski müttefiklerimiz iyi davrandığına hâlâ inanan yurttaşlarımın çokluğu beni çok şaşırttı
colleagues and compatriots for financial help
iş arkadaşları ve vatandaşlarından ABDde pahalı
The Greek Cypriots are not turning their backs on their Turkish Cypriot compatriots," said Greek Cypriot President Tassos Papadopoulos, who led the campaign for a"no" vote in the referendum."On the contrary, we shall work
Referandumda'' hayır'' kampanyasında başı çeken Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos,'' Kıbrıs Rumları Kıbrıs Türk yurttaşlarına arkalarını dönmüyor,'' diyerek şöyle devam etti:'' Tam tersine bizler,
The Federal Agency for the Commonwealth of Independent States, Compatriots Living Abroad and International Humanitarian Cooperation(Russian:
Bağımsız Devletler Topluluğu, Yurt Dışında Yaşayan Vatandaşlar ve Uluslararası İnsani İşbirliği İçin Federal Ajans( Rusça:
My compatriots!
Vatandaşlarım mı?
Our compatriots lost their homes.
Vatandaşlarımız evlerini yitirdi.
Results: 341, Time: 0.0736

Top dictionary queries

English - Turkish