ESTRANGED in Turkish translation

[i'streindʒd]
[i'streindʒd]
yabancılaşmış
foreign
stranger
alien
outsider
unfamiliar
outlander
intruder
gringo
exotic
arası bozuk
uzaklaşmış
to get away
away
to walk away
step away
to move away
to alienate
ayrıldığı
to leave
to break up
to quit
split up
to separate
separation
parting
depart
apart
ayrı
separate
apart
different
distinct
individual
discrete
isolated
uzak
away
far
distant
remote
faraway
stay out
avoid
distance
terkedip
left
and
to abandon
estranged
estranged

Examples of using Estranged in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Now she is estranged too Paro!
Paro! Ama o da şimdi bir yabancı oldu!
But there's one… one Chandramukhi. Estranged!
Ama biri var Dharamdas, biri Yabancılaştı!
It's been years since Se-ri estranged the whole family.
Se-ri tüm aileden uzaklaşalı yıllar oldu.
Estranged, yeah.
Son, you have to make them believe we're estranged.
Aramızın limoni olduğuna onları inandırmak zorundasın oğlum.
She has been arrested on suspicion of the murder of her estranged husband, Jason Blacksmith.
Ayrı yaşadığı eşi Jason Blacksmithi öldürme şüphesiyle tutuklandı.
Estranged, but zero contact?
Kopuktu, ama hiç mi iletişimi yoktu?
The police think the estranged father took her for the weekend.
Polis ayrı yaşayan babasının onu götürdüğünü düşünüyor.
We help reunite estranged families.
Kopmuş ailelerin birleşmesine yardımcı oluyoruz.
Estranged, soon to be divorced.
Yakında boşanacam, ondan uzaklaşacam.
Estranged cannibals.
Farklı yamyamlar.
I might be that child's estranged father.
O çocuğun ayrı yaşayan babası olabilirim.
Couple months after we met, her estranged husband began stalking her.
Tanışmamızdan birkaç ay sonra aralarının açık olduğu kocası onu takip etmeye başladı.
What are best friends of mysteriously estranged old college pals for?
Gizemli bir şekilde birbirinden soğumuş eski kolej kankaları hangi günler içindir?
Your estranged husband Lloyd Morgan, was very abusive to you?
Ayrı yaşadığınız eşiniz Lloyd Morgan size karşı şiddet uyguluyordu. Bu doğru mu?
The victim's estranged husband keeps horses.
Kurbanın ayrı yaşadığı kocasının atları var.
This is about your estranged husband.
Bu ayrı yaşadığınız kocanız hakkında.
I have a very special dinner date this evening with my estranged wife.
Bu akşam ayrı yaşadığım karımla özel bir yemek randevum var.
Estranged from myself♪.
Kendimden soğudum.
John, here, John claims they would been estranged for years.
John… John yıllardır aralarının açık olduğunu söylüyor.
Results: 90, Time: 0.081

Top dictionary queries

English - Turkish