EVERY BIT in Turkish translation

['evri bit]
['evri bit]
her parçası
every piece
every part
every bit
every shred of
each item
every chunk of
every component
every particle
her zerresini
her bit
her parçasını
every piece
every part
every bit
every shred of
each item
every chunk of
every component
every particle
her parça
every piece
every part
every bit
every shred of
each item
every chunk of
every component
every particle
her zerresi
kuruşuna kadar
her zerre

Examples of using Every bit in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
It's every bit as darling as you said.
Dediğin gibi her bir parçası çok şirin.
Every bit counts these days.
Bugünlerde her kuruş değerli.
Every bit.
Her parçasini.
You know he deserved every bit of it!
Bu dayağı her zerresine kadar hak ettiğini biliyorsun!
Every bit of this makes me feel like a.
Bu işin her bir parçası beni.
Now I want every bit of Evil… placed in here.
Şimdi Kötünün her bir parçasının buraya konmasını istiyorum.
Placed in here. Now I want every bit of evil.
Şimdi Kötünün her bir parçasının… buraya konmasını istiyorum.
We got every bit of picket, and Mac is recovering nicely.
Kazığın her bir parçasını çıkardık ve Mac de güzelce iyileşiyor.
And I'm gonna rip off every bit of your clothes.
Kıyafetinin her bir parçasını yırtacağım.
Every bit.-Have you ever been to Glasgow?
Her bir parçası. Hiç Glasgowa gittin mi?
You know that she's every bit as good.
Bu iteki her kadın kadar iyi olduğunu biliyorsun.
You deserve every bit of that.
Her yudumunu hak ediyorsun.
Red's will is in his own words… still, every bit as legal and binding.
Red vasiyetini kendisi yazdı… Her bir bölümü yasal ve bağlayıcı.
I know times are tough, but every bit counts.
Zor zamanlar olduğunu biliyorum, ama her kuruş önemli.
Liam and the rest of his girl scouts deserved every bit of it.
Liam ve kız izcilerinin geri kalanı bunun her kırıntısını hak etti.
They can devour your soul… draining every bit of it.
Ruhunuzu yiyip bitirebilirler, her bir parçasını sömürürler.
Now I want every bit of evil.
Buraya konmasını istiyorum. Şimdi Kötünün her bir parçasının.
Now that, Allison, makes you the courier of a weapon of mass destruction every bit as devastating as any nuclear bomb.
Şimdi bu, Allison, Her parçası herhangi bir nükleer bomba kadar yıkıcı olan topyekün bir yıkım silahının mihmandarı yapıyor seni.
I mean, you're powerful and every bit of that power goes towards helping people.
Yani, güçlüsün ve bu gücünün her zerresini insanlara yardım etmek için kullanıyorsun.
So he summoned up every bit of strength left in him, and he shared with me his dying words.
Böylece çağırdı her bit gücü onun içinde kaldı Öleceğini biliyordu…
Results: 65, Time: 0.0505

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish