FALSE INFORMATION in Turkish translation

yanlış bilgi
false information
wrong information
misinformation
bad information
faulty information
incorrect information
disinformation
false intel
got some bad info
bad intel
sahte bilgi
false information
false intel
yalan bilgi
false information
yanlış istihbarat
bad information
false information
bad intel
false intel
yanlış bilgiler
false information
wrong information
misinformation
bad information
faulty information
incorrect information
disinformation
false intel
got some bad info
bad intel
yanlış bilgiyi
false information
wrong information
misinformation
bad information
faulty information
incorrect information
disinformation
false intel
got some bad info
bad intel
yanlış bilgiden
false information
wrong information
misinformation
bad information
faulty information
incorrect information
disinformation
false intel
got some bad info
bad intel
sahte bilgiler
false information
false intel
düzmece bilgiler

Examples of using False information in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
The case is quite sufficiently complicated without the added difficulty of false information.
Dava, yanlış bilgilerin yaratacağı zorluklar olmadan da yeterince karmaşık.
Spies feed enemies false information all the time.
Ajanlar, düşmanlarını sürekli yanlış bilgilerle yemlerler.
Give them false information?
Onlara yanlış bilgi mi verelim?
He would need to spread false information about what was on the back.
Arkasında ne olduğuna dair düzmece bilgiler yaymaya ihtiyacı vardı.
Someone maneuvered it through the system using false information during the highest alert in US history.
Birisi kırmızı alarm durumundaki yanlış bir bilgiyi kullanarak kayıtlarla oynamış.
Jang-hyuk seo gave false information.
Jang-hyuk seo yanliş bi̇lgi̇ verdi̇.
The consequences of such false information were particularly dramatic.
Böyle yanlış bir bilginin sonuçları özellikle dramatikti.
To feed you false information about the Hamiltons. May have threatened her very life if she refused.
Hamiltonlarla ilgili yanlış bilgi vermezse canını almakla tehdit etmiş olabilir.
May have threatened her very life if she refused to feed you false information about the Hamiltons.
Hamiltonlarla ilgili yanlış bilgi vermezse canını almakla tehdit etmiş olabilir.
Thomas told me that his marriage was based on false information.
Thomas bana evliliğinin hatalı bilgilere dayandığını söyledi.
False information"?
Asılsız bilgi mi?
But, why did you leak that sort of false information?
Ama neden öyle yanlış bir bilgi verdiniz?
Rita, I got to tell you that um any false information you provide.
Rita, sana tekrar hatırlatmak isterim verdiğin herhangi bir yanlış bilgi.
Um, well… it would appear that we were given some false information.
Şey anlaşılan o ki sana yanlış bir bilgi verdik.
Yeah, and tell her that you made a mistake, that you had false information.
Evet, ve ona bir hata yaptığını yanlış bilgi aldığını söylemeni istiyorum.
And mistakes can happen during an operation. We had some false information.
Ve operasyon sırasında hatalar olabilir. Yanlış istihbarat almıştık.
It's not falsifying spreading information it's spreading false information.
Çarpik deği̇l, yalan bi̇lgi̇ yaymak.
Oh no sir, I wonder who this enemy is… who gives you false information, and every time you come home, searching.
Hayır, efendim, benim hangi düşmanımsa size yanlış bilgi vermiş. Ve evimi her zaman arıyorsunuzz.
That man wanted to use the false information to cause heroes to kill each other, while he became the biggest winner.
Ve o adam sahte bilgi yayarak diğer yiğitlerin birbirini o sahte kitap için öldürmesini sağlamış Böylece kendisi en büyük silahşör oldu.
Supplying false information on a national park register is a federal offense,
Bir millî parkın kayıtlarında yanlış bilgi verilmesi federal bir suçtur.
Results: 166, Time: 0.0469

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish