I FINALLY GOT in Turkish translation

[ai 'fainəli gɒt]
[ai 'fainəli gɒt]
sonunda aldım
nihayet kaptım
sonunda görmeye gittigimde bile sahtecilik izinsiz girme
nihayet aldığımda
ulaştım sonunda
sonunda yakalamış olmam
sonunda elime

Examples of using I finally got in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
I finally got you.
Sonunda yakaladım seni.
I think I finally got them to sleep.
Sanırım nihayet onları uyutabildim.
He still feel warm? i finally got him down.
Hala ateşi var mı? Nihayet yatırdım.
I finally got to find out who killed Kennedy.
Ben de sonunda kimin Kennedyi öldürdüğünü öğrendim.
I finally got Halley to sleep.
Halley nihayet uyudu.
I finally got a break.
Nihayet elime bir fırsat geçti.
I finally got it!
Başardım! Sonunda alabildim!
I finally got the death scene right.
En sonunda ölüm sahnesinin doğrusunu yapıyordum.
In mid December, I finally got a letter from Eva.
Aralık ortalarında, nihayet Evadan bir mektup gelmişti.
Well, I'm… glad I finally got through to you.
Sonunda sana ulaştığım için mutluyum. Şey, ben.
I finally got her to watch some TV.
En sonunda onu televizyon karşısına oturtabildim.
I finally got the girls down.
Nihayet kızları yatırabildim.
I finally got a parking spot on P2.
P2 bölmesindeki park yerini sonunda kaptım.
But Spencer and I finally got our shit together.
Ama Spencer ve ben sonunda toparlandık.
Yeah, I'm just whispering because I finally got Peyton to go to sleep.
Evet, fısıldıyorum çünkü sonunda Peytonu uyutabildim.
What do you know, I finally got you.
Seni huysuz patron, nihayet yakaladım seni.
I finally got it. Yes.
Evet. Sonunda alabildim.
In the board exam, it was the first time When I finally got that last passing grade I knew that perseverance and hard work can conquer all.
Ama kurul sınavında o son geçer notu nihayet aldığımda azim ve sıkı çalışmayla her şeyi başarabileceğimi ilk kez anladım.
It was the first time in the board exam, that last passing grade and hard work can conquer all. When I finally got I knew that perseverance.
Ama kurul sınavında o son geçer notu nihayet aldığımda azim ve sıkı çalışmayla her şeyi başarabileceğimi ilk kez anladım.
Hey, say anything you want about Ripley but nothing changes the fact that I finally got him.
Hey, Ripley hakkında istediklerini söyle ama onu sonunda yakalamış olmam değişmez.
Results: 68, Time: 0.0589

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish