INCREASINGLY in Turkish translation

[in'kriːsiŋli]
[in'kriːsiŋli]
giderek
and
increasingly
gradually
steadily
more
more and more
are getting
going
became
grows
gittikçe
and
increasingly
more and more
gradually
more
gettin
it will get
steadily
is getting
becoming
giderek daha fazla
more and more
increasingly
daha
more
another
yet
much
just
one more
again
have
never
even
gitgide
and
gradually
increasingly
more and more
are getting
grew
becomes
keep getting
artan
leftover
increasingly
incremental
surplus
increased
growing
rising
heightened
escalating
mounting
artarak
increased
rose
increasingly
grew
AD
gitgide daha
more and more
increasingly
more and
getting more
just keep getting
better and
başladı
to start
to begin
to commence
giderek artan bir şekilde

Examples of using Increasingly in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And the third song, we were increasingly close together.
Üçüncü şarkıda birbirimize daha yakındık.
I increasingly believe you are a robot.
Senin bir robot olduğuna gitgide inanıyorum.
This is increasingly worrisome.
Endişe verici olmaya başladı.
What's left is increasingly unsuitable for agriculture.
Geriye kalanlar ise tarım için daha elverişsiz oluyor.
From 707, the island was increasingly attacked by Muslim raiders from North Africa.
Ancak 707 senesinden itibaren ada Kuzey Afrikalı Müslümanların saldırılarına uğramaya başlamıştır.
Following Cliff's agenda is becoming increasingly difficult.
Cliffin gündemini takip etmek oldukça zor olmaya başlıyor.
Training of teachers was increasingly organized via private seminaries.
Eğitimin sistematize edilmesi özel medreselerin açılmasıyla başlamıştır.
Lately you have been acting increasingly hostile towards me.
Son zamanlarda bana karşı çok saldırgan davranmaya başladın.
I increasingly need your help.
Artan bir şekilde yardımına ihtiyacım var.
Increasingly, I feel that something is wrong.
Giderek daha çok bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyorum.
Increasingly, younger people are flocking to the opposition New Democracy.
Gençler giderek artan şekilde, muhalefetteki Yeni Demokrasi etrafında toplanıyor.
It is playing an increasingly sinister role in the everyday life of the nation.
Büyüyen bir uğursuz rol oynuyor ülkemizin günlük yaşamında.
What's happening increasingly, though, is these systems are beginning to use the Internet.
Gittikçe artan bir şey ise bu tür sistemlerin interneti kullanmaya başlıyor olması.
The bureaucracy in the FBI has become increasingly complex and inefficient.
FBIın bürokrasisi gittikçe daha karışık ve verimsiz bir hal alıyor.
Increasingly, he became convinced that every living thing must be related to every other.
Artan bir şekilde, her canlı şeyin diğerleriyle alakalı olması gerektiğine ikna oldu.
But it is increasingly possible.
Ama gittikçe daha mümkün oluyor.
Thus, investors bought increasingly expensive contracts.
Bu yüzden yatırımcılar gittikçe daha pahalı sözleşmeler almışlardır.
So he uses increasingly potent drugs.
Bu yüzden gittikçe daha etkili ilaçlar kullanır.
But Silas' increasingly volatile nature isn't the only wrinkle.
Fakat sorun sadece Cylasın gittikçe artan dengesiz doğası değil.
Then increasingly large amounts of the Sun's energy are reflected into space.
O zaman, giderek artan miktarda Güneş enerjisi uzaya yansıtılır.
Results: 440, Time: 0.0667

Top dictionary queries

English - Turkish