INSTEAD OF HELPING in Turkish translation

[in'sted ɒv 'helpiŋ]
[in'sted ɒv 'helpiŋ]
yardım edeceğine

Examples of using Instead of helping in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And his friend, instead of helping him.
Ve arkadaşları, ona yardım ettiler.
Instead of helping, you arrest innocent men!
Yardım etmek yerine masum adamları tutukluyorsun!
Instead of helping us, you are busy eating.
Garip davranıyorsun. Bize yardım etmek yerine oturmuş şeker yiyorsun.
Can't believe he's distrubing instead of helping.
Yardım edemediği hâlde neden böyle dik kafalılık ediyor?
Talking about lamb instead of helping your family.
Ailene yardım edeceğin yerde kuzulardan bahsediyorsun.
Instead of helping and aiding the Vietnamese people.
Vietnam halkına yardım etmek ve onların yaralarını sarmak şöyle dursun.
And instead of helping her, we bought her baby.
Ona yardım etmek yerine, bebeğini satın aldık.
Instead of helping Black Lightning he wants to destroy it.
Siyah Yıldırıma yardım etmek yerine onu yok etmek istiyor.
But instead of helping, you are holding her back.
Ama yardım etmek yerine onu mahvediyorsunuz.
Instead of helping us you're eating a papaya!
Bize yardım etmek yerine oturmuş şeker yiyorsun!
If I would gone after you instead of helping Henderson.
Hendersona yardım etmek yerine peşinden gelsem… Markovialılar seni yakalayamazdı.
You're trying to hurt somebody instead of helping yourself!
Kendinize yardım etmek yerine birini incitmeye çalışıyorsunuz!
Instead of helping you… i understand i will hurt you.
Diğer bir yandan… size yardım ederken… sizi inciteceğim.
And instead of helping me, you answer questions with questions.
Ve siz buna yardım etmek yerine sorularıma soruyla cevap veriyorsunuz.
Do that for me, instead of helping this pig!
O domuza yardım edeceğine bana yardım edebilirsin!
Instead of helping us, he starts screaming for a lawyer.
Yardım edeceğine avukat diye bağırmaya başladı.
Instead of helping him, he wants to send him away.
Ona yardım etmek yerine, başından savmaya çalışıyor.
You can help programs, instead of helping to destroy them.
Sen programları yok etmek yerine, onlara yardım edersin.
Worrying about your bleeding conscience… instead of helping your friend?
Arkadaşına yardım etmek yerine… kanayan vicdanını dert ediyorsun?
In any other way Instead of helping you… I will hurt you.
Diğer bir yandan size yardım ederken sizi inciteceğim.
Results: 561, Time: 0.0445

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish