IS TRIGGERED in Turkish translation

[iz 'trigəd]
[iz 'trigəd]
tetiklenip
trigger
dapper
on alert
tetiklemesiyle
to trigger
tetiklenir
trigger
dapper
on alert
tetiklendiğinde
trigger
dapper
on alert
tetikleniyor
trigger
dapper
on alert

Examples of using Is triggered in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Amount of time required for the mouse cursor to be pushed against the edge of the screen before the action is triggered.
Eylem tetiklenmeden önce fare imlecinin ekran kenarlığına itilmesi gereken sürenin miktarı.
The door is an electronically-controlled bolt lock with a magnetic tripwire that is triggered by opening the door.
Kapıda, elektronik olarak kontrol edilen kapı açıldığında tetiklenen manyetik telli sürgülü kilit var.
are hidden in the charms or a menu at the bottom of the screen that is triggered by right clicking.
birçok özellik de çekicilikte veya sağ tıklama ile tetiklenen ekranın altındaki bir menüde gizlidir.
To vibrations in aura that indicate the opponent's hostility. A preprogrammed attack is triggered in response.
Rakibin aurasındaki düşmanlığın yansıması sonucu… tetiklenen önceden belirlenmiş bir saldırıydı bu.
Is that a term that people should know or… Basically, we run a little program and we see if the bug is triggered.
Özetle, bir programı çalıştırıp hata tetikleniyor mu diye bakarız. Bu herkesin bildiği bir terim mi yoksa.
Because, if you go for relationship, that is triggered mostly from your mind imagination, you are going to suffer.
Çünkü, ilişkiye gidersen, bu büyük olasılık zihnin hayal gücünün tetiklemesiyle olacak, ızdırap çekeceksin.
If you have read the Book of Tribulations carefully, you are aware… that the Holy War is triggered by a singular event.
Eğer dikkatli bir şekilde kitaptaki sıkıntıları okusaydın… kutsal savaşın tekil bir olayla başlatıldığından haberdar olacaktın.
Most important EPH-3,'or as we call it"eff"-3,'remains inactive'until the electronic sensor is triggered'by trace molecular elements found only in scanner subjects.
En önemlisi EPH-3,… yada'' eff'' -3 dediğimiz madde,… sadece tarayıcı deneklerde bulunan moleküler elementler tarafından elektronik sensor ile tetiklenene kadar pasif kalıyor.
when these molecules are ingested, and catabolism is triggered by enzyme action.
tetiklenebilir ya da enzim hareketleriyle katabolizma tetiklenip bu moleküller sindirildiğinde insan ya da hayvan metobolizması için bu süreç daha yavaş olabilir.
It is triggered by her emotional state.
Bunu ruhsal durumu tetikliyor.
Is triggered and evacuation begins.
Tahliye başlar başlamaz, kendilerini korumak için duvara kelepçelerler.
Maybe… maybe the killer is triggered by bleach.
Belki… Belki de katili çamaşır suyu tetikliyordur.
Her immune system is triggered to kill them.
Kadının bağışıklık sistemi onları öldürmek için devreye giriyor.
The curse is triggered when someone wrongs you.
Biri sana yanlış yaptığında lanet devreye girer.
And the fog is triggered by the floor?
Peki dumanı zemin mi tetikler?
Whenever an Alpha is killed an automatic response is triggered.
Ne zaman bir Alfa öldürülse otomatik bir tepki başlatılır.
Usually a trouble like yours is triggered by a traumatic event.
Sorunları genellikle sarsıcı olaylar tetikler.
Run an application or script when the reminder is triggered.
Anımsatıcı devreye girdiği zaman bir uygulama veya betik çalıştırın.
An automatic response is triggered. Whenever an Alpha is killed.
Otomatik bir tepki başlatır. Alfa öldürüldüğünde.
An automatic response is triggered. Whenever an Alpha is killed.
Alfa öldürüldüğünde… otomatik bir tepki başlatır.
Results: 5106, Time: 0.0422

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish