KNOWING EVERYTHING in Turkish translation

['nəʊiŋ 'evriθiŋ]
['nəʊiŋ 'evriθiŋ]
herşeyi bilmekten
her şeyi bilerek
her şeyi bilirdi
her şeyini bilmediğim
her şeyi bilmesiyle
her şeyi bilmekten
herşeyi bilmeden

Examples of using Knowing everything in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
What I said before about knowing everything, that's not true.
Her şeyi bildiğimi söylemiştim ya, bu doğru değil.
But knowing everything is better.
Fakat herşeyi bilmek daha da güzel.
Knowing everything. Always so right himself.
Her şeyi bilir. Hep haklıdır.
What i said before about knowing everything.
Her şeyi bildiğimi söylemiştim ya.
We protect you from knowing everything.
Işinizi yapabilmeniz için her şeyi bilmenizden koruyoruz sizi.
So you can do your job. We protect you from knowing everything.
İşinizi yapabilmeniz için her şeyi bilmenizden koruyoruz sizi.
We will see it all because knowing is good… but knowing everything is better.
Hepsiniz göreceğiz çünkü bilmek güzeldir… Fakat herşeyi bilmek daha da güzel.
I don't even know if I want a relationship. Somebody knowing everything about me.
Bir ilişki istiyor muyum bilmiyorum. Birilerinin benim hakkımdaki her şeyi bilmesini.
Knowing everything. Always so right himself.
Hep haklıdır. Her şeyi bilir.
You are protecting despite the fact of her knowing everything.
Size rağmen korumak vardır onu bilmek her şeyin aslında.
Even after knowing everything.
Her şeyi bilmene rağmen.
You have always insisted about knowing everything.
Her şeyi bilmek için hep ısrar ettin.
Did you do it knowing everything?
Bunu her şeyi bilerek mi yaptın?
Did you do it knowing everything?
Bilerek mi yaptın? Bunu her şeyi.
In spite of knowing everything about you, I trusted you!
Seninle ilgili her şeyi bilmeme rağmen sana güvenmiştim!
Get cancer and end up knowing everything about medicine.
Kanser oldun diye tıpla ilgili her şeyi öğrendin sanki.
Looking at you today holding that baby and… knowing everything's that been taken away from you… a chance for motherhood and your health… and that made me… think that.
Bu akşam o bebeği tutarken sana bakınca senden alınan her şeyi bilmek o bebek ve annelik için sağlığın için bir şans.
If the alternative is living without understanding wouldn't it be better to go to your death knowing everything?
Her şeyi bilerek ölüme gitmek daha iyi olmaz mı? Alternatifi, hiçbir şey anlamadan yaşamaksa?
If the alternative is to live without understanding, wouldn't it be better to go to your death knowing everything?
Alternatifi hiçbir şey anlamadan yaşamaksa her şeyi bilerek ölüme yürümek daha iyi olmaz mı?
Miss Smith knows nothing about herself and looks upon Emma as knowing everything.
Miss Smith kendi hakkında hiçbir şey bilmediği gibi… Emmaya da her şeyi biliyor gözüyle bakıyor.
Results: 76, Time: 0.0461

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish