LIBYAN in Turkish translation

['libiən]
['libiən]
libya
libyan
the libyans
before libya's
libyalı
libyan
the libyans
before libya's
libyanın
libyan
the libyans
before libya's
libyalıya
libyan
the libyans
before libya's

Examples of using Libyan in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
A Libyan terrorist group had claimed responsibility for the alleged theft.
Bir Libya terörist grubu bu olayı üstlenmişti.
A Libyan terrorist group had claimed responsibility.
Bir Libya terörist örgütü bu hırsızlık olayını üstlendi.
A Libyan terrorist group had claimed responsibility.
Bir Libya terörist örgütü.
A Libyan plane just shot up one of our bases in Sicily.
Bir Libya uçağı Sicilyadaki üslerimize ateş açmış.
A Libyan plane shot up an American base in Sicily.
Bir Libya uçağı Sicilyadaki üslerimize ateş açmış.
A Libyan terrorist group had claimed responsibility.
Bir Libya terörist grubu bu olayı üstlenmişti.
You have go ahead to communicate with them. but no Libyan Official will speak with them.
Eylemcilerle konuşmaya başlayabilirsiniz ama hiç bir Libyalı yetkili onlarla görüşmeyecek.
Still no Americans. Libyan transport.
Hâlâ bir tane Amerikalı gelmedi. Ulaşım Libyalılara ait.
Libyan transport. Still no Americans.
Hâlâ bir tane Amerikalı gelmedi. Ulaşım Libyalılara ait.
But no Libyan Official will speak with them.
Eylemcilerle konuşmaya başlayabilirsiniz ama… hiç bir Libyalı yetkili onlarla görüşmeyecek.
He was a Libyan expat living in I.
Los Angelesta yaşayan bir Libyalıydı.
It was a downed Libyan jet with a nuclear warhead.
Nükleer savaş başlığı taşıyan, Libyaya ait düşmüş bir jetmiş.
Meanwhile, the Gaddafi regime's position appeared increasingly tenuous amid several high-profile defections, including that of the Libyan delegation at the UN.
Öte yandan Kaddafi rejiminin tutumu, Libyanın BM heyeti tarafından da olmak üzere gerçekleştirilen çok sayıda üst düzey ihlal sonrasında giderek hassas hale geliyor.
Beyond the symbolic value, this decision could also lead to the release of billions of dollars in frozen Libyan assets to the country's rebels.
Bu karar, sembolik değerinin ötesinde, Libyanın dondurulmuş durumdaki milyarlarca dolarlık mal varlığının ülkedeki isyancılara verilmesine de yol açabilir.
a local Baggara Arab who looks Libyan, They have food but no water,
her gün Nijeryalı, Libyalıya benzeyen… yerli Baggaralı Arap…
Is there anything at all about the C-STAD weapons system… that could have been mistaken by Libyan intelligence… as offensive rather than defensive?
Sayın Başkan… Libyanın yanılmış olabileceği, CTAD Sisteminin savunmadan… ziyade saldırı amaçlı olarak kabul etmiş olmaları ihtimali… hiç mi yok efendim?
A local Baggara Arab who looks Libyan, and another local grunt. which is delivered
Yemekleri var ama suları yok… o da her gün Nijeryalı, Libyalıya benzeyen… yerli Baggaralı Arap…
New scientific evidence published on Wednesday casts further doubt on Libyan charges that five Bulgarian nurses
Çarşamba günü yayınlanan yeni bilimsel kanıtlar, Libyanın beş Bulgar hemşire ve bir Filistinli doktorun
another local grunt. a local Baggara Arab who looks Libyan.
her gün Nijeryalı, Libyalıya benzeyen… yerli Baggaralı Arap… ve başka bir yerli adam tarafından getiriliyor.
Between the establishment of the State of Israel in 1948 and Libyan independence in December 1951 over 30,000 Libyan Jews emigrated to Israel.
İsrail Devletinin kurulduğu 1948 yılı ile Libyanın bağımsızlığını kazandığı Aralık 1951 tarihi arasında geçen sürede, 30.000 Libyalı Yahudi İsrailden göç etmiştir.
Results: 511, Time: 0.0621

Top dictionary queries

English - Turkish