RESEMBLING in Turkish translation

[ri'zembliŋ]
[ri'zembliŋ]
benzer
similar
same
alike
identical
kind
akin
kindred
analogous
comparable
looks like
benzeyen
looks like
resembling
similar
just
like the one
akin

Examples of using Resembling in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
All resembling bombs that Glaser designed for the military.
Hepsi Glaserin ordu için tasarladığı bombalarla benzeşiyor.
Forty-nine minutes from anything resembling authority.
Otorite benzeri birşeylerden 49 dakikada kurtuluyoruz.
Minutes from anything resembling authority.
Otorite benzeri birşeylerden 49 dakikada kurtuluyoruz.
I couldn't find a breaker box or anything resembling a… Huh.
Huh. Sigorta kutusu ya da benzeri bir şey bulamadım.
I couldn't find a breaker box or anything resembling a.
Sigorta kutusu ya da benzeri bir şey bulamadım.
You had steel instruments resembling torture instruments.
Elinizde metal aletler vardı… işkence aletlerine benziyorlardı.
With brain damage. Resembling in many ways a Cabbage Patch doll.
Bir lahana bebeğe… Çok benzeyerek.- Beyinde zararla.
With brain damage. Resembling in many ways a Cabbage Patch doll.
Beyinde zararla. Bir lahana bebeğe… Çok benzeyerek.
Resembling in many ways a Cabbage Patch doll. With brain damage.
Beyinde zararla. Bir lahana bebeğe… Çok benzeyerek.
The entire earth must be resembling your face.
Tüm dünya senin yüzüne benziyor olmalı.
How can I put it? In a style resembling… Baudelaire.
Baudelairevari bir tarza nasıl benzetebiliriz.
the Plavi were able to put together something resembling a midfield game,
Maviler orta saha oyununa benzer birşey sergilemesine karşın,
In 2004, a solid gold mask the size of a dinner plate, resembling the"Mask of Agamemnon" discovered by Schliemann in Troy, was unearthed in central Bulgaria.
Yılında, Schliemann tarafından Truvada ortaya çıkarılan'' Agamemnonun Maskesine'' benzeyen som altından yapılmış yemek tabağı büyüklüğündeki bir maske Bulgaristanın orta kesiminde gün ışığına çıkarıldı.
You have something resembling a heart inside your body.
Çünkü bedenince kalbe benzer bişiler var sanki.
The militants, dressed in brown uniforms resembling those of the Egyptian Army,
Mısır ordusuna ait üniformaya benzeyen üniformalar giyinen militanlar,
she too may become a living spirit resembling you males.
onu erkek yapmak için çekeceğim, siz erkeklere benzer, yaşayan bir Rûh olması için.
a bronze on the wall and a sculpture resembling a branch of a petrified tree.
taşlaşmış ağaç dalını andıran bir heykel bulundu.
Marks resembling the bites of a dog appear on his face
Yüzünde bir köpeğin ısırığına benzeyen izler olur
And a sculpture resembling a branch of a petrified tree. On the mezzanine was noted a statue of a warrior, a bronze on the wall.
Asma katta bir savaşçı heykeli, duvarda bir bronz… ve taşlaşmış ağaç dalını andıran bir heykel bulundu.
Shut up or I will bring this rock down that a substance resembling guacamole will come out of your ears. on your head so hard.
Bir sıvı çıkacak. öyle bir vuracağım ki kulaklarından… Çeneni kapamazsan bu taşı kafana… salata sosuna benzer.
Results: 163, Time: 0.0572

Top dictionary queries

English - Turkish