RESOURCES in Turkish translation

[ri'zɔːsiz]
[ri'zɔːsiz]
kaynakları
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
imkânlarına
way
opportunity
chance
can
possibility
possible
is impossible
resources
kaynaklar olsun
kaynaklarını
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynak
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
kaynaklara
source
spring
weld
supply
reference
fund
origin
fountain
the funding
imkânlarını
way
opportunity
chance
can
possibility
possible
is impossible
imkanları
way
opportunity
chance
can
possibility
possible
is impossible
imkanlar
way
opportunity
chance
can
possibility
possible
is impossible

Examples of using Resources in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Thus it would be great to take advantage of resources in the South Pole.
Bu yüzden Güney kutbundaki kaynaklardan yararlanmak büyük bir avantaj olur.
She could have access to Yuri's weapons resources.
Yurinin silah kaynağına ulaşım gücü olabilir.
There's no way we're gonna keep up with the defense's resources.
Savunmanın kaynaklarıyla ayak uydurmana imkan yok.
You need to send all available resources to Rodman's Neck.
Tüm mevcut kaynaklarınızı Rodmans Necke göndermeniz gerek.
But with the lessons I learned, I can use my resources for the better of mankind.
Ama dersimi aldım, Kaynaklarımı, insanlığın yararına kullanabilirim.
My resources, my trust.
Kaynaklarımı verdim, itimat ettim.
Your police resources are stretched so thin.
Polis kaynaklarınız bu kadar işte.
When your resources are limited, you have to prioritize.
Kaynaklarınız sınırlı olduğunda öncelik sıralaması yapmanız gerekir.
I had no resources.
Hiç kaynağım yoktu.
Mr. Serrat wants my help in exploiting those resources.
Bay Serrat bu kaynaklardan yararlanmak için yardımımı istedi.
You have got the resources, the talent, the money.
Kaynağın, yeteneğin ve paran var.
I intend to put all my resources at the Master's disposal.
Bütün kaynaklarımı efendinin hizmetine sunmaya niyetliyim.
If the question is: how do we destroy the economy with the resources we have got.
Eğer soru, elimizdeki kaynaklarla ekonomiyi nasıl çökerteceğimiz ise çökertemeyiz.
Hollander's birthday in Human Resources.
İnsan kaynaklarındaki Hollanderın doğum günü.
Dialing the gate is a significant drain On what seems to be limited resources at this point.
Geçidi çevirmek, sınırlı kaynaklarımızın önemli bir kısmının harcanması demek.
Whatever resources you need.
Ne kaynağına ihtiyacın olursa olsun ben buradayım.
He works in Human Resources.
İnsan kaynaklarında çalışıyor.
If I may, I think, you need my resources.
Eğer yapmak istersen benim kaynaklarıma ihtiyacın olabilir diye düşünüyorum.
With the different last names and the very limited resources, it fell through the cracks.
Farklı isimler ve sınırlı kaynaklarla, yanılmak çok kolaydır.
No, I'm saying we have limited resources.
Hayır kaynaklarımızın limitli olduğunu söylüyorum.
Results: 2865, Time: 0.0755

Top dictionary queries

English - Turkish